3.Geleneksel Ödüllü “Oyun Merdiveni” Zeka Oyunları Yarışma Soruları ve Kazananlar


Düzenleme Saati : 23:26. Yarışma 23:00’de sona ermiştir. Sonuçlar açıklanmıştır.

60 puan ve üzeri alan katılımcılar arasında Hasan Yaldız 104  puan alarak yarışmanın tek galibi oldu.60 puan altı alan yarışmacılarımızı tabloya dahil etmedim,soruları varsa iletebilirler.

Yorumlar :

3.soru seçici olmasına rağmen , başarı yüzdesi yüksek.

5.soru kolay olmasına rağmen yapabilen 2 kişi çıktı.

Cevaplar 30 dakika içinde geldi.

Yarışma_3_Sonuçlar

 

Yarışma Başlangıç Saati  : 22:00(28 Mart 2016)

Yarışma Bitiş Saati : 23:00 (28 Mart 2016)

Tüm cevaplarınızı tek bir iletide  oyunmerdiveni@gmail.com adresine gönderiniz. Son yazmış olduğunuz ileti  geçerli olup , son iletinizdeki tüm cevaplar kabul edilecektir.

Soru sayısı : 5 (Her biri 20 puan)

Bonus Resfebe Soru sayısı : 6 (Her biri 2 puan)

 

100 Puan ve  Hedefine  ulaşan veya 1.olan katılımcının kazanacağı ödül : Kastamonu Helvası (100 puan üstü puan alanlar da 100 puan olarak hesaplanacaktır)

Not: Eşit puanlılarda (100 puan ve altı için) hızlı çözenler dikkate alınacaktır.

Ödül kazananı açıklanma saati : 23:15 – 23:40

Cevapları  ve tartışmaları https://www.facebook.com/groups/mindsports/  grubundan takip edebilirsiniz.

 

Yarışma ve Bonus Resfebe  Soruları :

Yarışma_3

resfebelerims

Resfebe Sorularının tamamı Alper Türedi tarafından hazırlanmış olmuş , farklı bir katılımcı/soru yarışması meydana geldi. Bu yapıyı bu şekilde bazen sürdüreceğim.

Not: Sadece 5.soru 8 kelime olup , diğerleri tek kelimedir.

Duyuru_Geleneksel Ödüllü “Oyun Merdiveni” Zeka Oyunları Yarışması(3.Yarışma)


8 mart Kadınlar günü için yaptığımız yarışmaya blogdan büyük ilgi görerek, facebook grubunda ise yarışma hakkında  yorumlar yaparak hoş vakit geçirdik. Sponsoruyla , destekçisiyle , katılımcılarıyla bir takım olma örneğini gösterdik.

İlk yarışmada zorlanan , katılmayıp sadece mail ile cevap verenler , soru üretip gönderenler , yarışma soruları hazırlamak isteyenler  oldu.Bu tür gelişmeleri hedefleyen bir grup olarak , hoş vakit geçirmenin yanı sıra yeni arkadaşlıklar kazanıldı.

Yarışmanın ödülünü  5/5 ‘te bilen bir öğretmenimiz kazandı.

İkinci yarışmamız zor bir yarıştı , ödül kazanan olmadı.

Üçüncü yarışmamızın ta65764901_babies-wallpaper-104rihi ve saati : 28 Mart Pazartesi 2016 , 22:00 – 23:00 .(Türkiye saati)

İçerik : 1 zor , 4 kolay olmak üzere 5 soru.Ödül Uğur Bey’den : 

Birinciye :

Kastamonu Helvası

Not: Aynı puanlı olanlar arasında hızlı çözenler seçilecektir.

Sorularınız için :

Mail : oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabilir veya yorum kısmına not bırakabilirsiniz.

Facebook : https://www.facebook.com/groups/mindsports/

Blogda çok okunan yazılar ve videoları da ekleyeyim,isteyen okuyabilir/izleyebilir.

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_2


Kısa süre içerisinde yeni kahramanların çıkması , resfebe/zeka oyunlarına olan ilginin artması gerçekten çok hoş. Yeni kahramanların daha da artacağını belirterek müjdemi vereyim.

Şimdiki kahramanımız yine Anadolu’dan . Konya’da ikamet eden , matematik/zeka oyunlarına gönül vermiş ve matematik ile ilgili çalışmaları olan , sorularını da oldukça beğendiğim bir arkadaşımız.

Alper Öğretmenimizin   sorularıının devamını merakla bekliyoruz.

İyi eğlenceler ,

İpucu gerekirse yorum kısmında paylaşacağız.

 

e6312339-9e32-4252-8677-109dc8c63fae

 

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_1


Blogu takip edip , benle iletişimde olan Yediden Yetmişe birçok bulmaca sever arkadaşımız var. Bazılarınla yazışarak,bazılarınla telefonlaşarak , bir kısmi ile gerekirse görüşerek çalışmalarını bir proje ile ya da yayınlayarak duyuruyoruz.

Bu blogda birkaç soru üretici arkadaşımızın da sorularını yayınlamıştık. Şimdiki kahramanımız ise Tümay Bekçi . Tümay , bir doktor olup hobi olarak çözdüğü resfebe konusunda oldukça güzel resfebe soruları var.

Yakında onun adına bir yarışma da yapacağız.Sorularının kalitesine bakarak , Tümay ile birçok proje ve yarışma çıkacak gibi duruyor :)

Kahraman_1 dememizin sebebi de yeni kahramanların da ortaya çıkması demektir.Yakında göreceksiniz.

Sorularla sizi baş başa bırakayım:

b6136e33-4253-49a9-8655-c96ca7004056

 

Geleneksel Ödüllü “Oyun Merdiveni” Zeka Oyunları 2.Yarışma Soruları


Yarışma Başlangıç Saati  : 21:45 (14 Mart 2016)

Yarışma Bitiş Saati : 23:00 (14 Mart 2016)

Tüm cevaplarınızı tek bir iletide  oyunmerdiveni@gmail.com adresine gönderiniz. Son yazmış olduğunuz ileti  geçerli olup , son iletinizdeki tüm cevaplar kabul edilecektir.

Soru sayısı : 6

Erkeklerin ve kadınların birincisine : Kastamonu Helvası

Not: Eşit puanlılarda hızlı çözenler dikkate alınacaktır.

Ödül kazananı açıklanma saati : 23:15 – 23:40

Cevapları  ve tartışmaları https://www.facebook.com/groups/mindsports/  grubundan takip edebilirsiniz.

Sorular :

Yarışma_2

Dünya Pi ve Tıp Bayramınız Kutlu Olsun.

Her zamankinden daha güçlü , sağduyulu olmamız gereken bir dönemde olduğumuzu unutmayınız.

Geleneksel Ödüllü “Oyun Merdiveni” Zeka Oyunları Yarışması(2. ve 3.Yarışmalar)


8 mart Kadınlar günü için yaptığımız yarışmaya blogdan büyük ilgi görerek, facebook grubunda ise yarışma hakkında  yorumlar yaparak hoş vakit geçirdik. Sponsoruyla , destekçisiyle , katılımcılarıyla bir takım olma örneğini gösterdik.

İlk yarışmada zorlanan , katılmayıp sadece mail ile cevap verenler , soru üretip gönderenler , yarışma soruları hazırlamak isteyenler  oldu.Bu tür gelişmeleri hedefleyen bir grup olarak , hoş vakit geçirmenin yanı sıra yeni arkadaşlıklar kazanıldı.

Yarışmanın ödülünü  5/5 ‘te bilen bir öğretmenimiz kazandı. Ödül fotoğrafını yakında facebook grubuna ekleyecek . Ben de bloga eklerim.

İkinci yarışmamızın ta65764901_babies-wallpaper-104rihi ve saati : 14 Mart Pazartesi 2016 , 21:45 – 23:00 .

İçerik : 1 zor , 2 orta , 2 kolay olmak üzere 5 soru.

İlk yarışmaya göre biraz zor geçecek. Özellikle zor soru farklı düşündürmeyi hedefliyor.

Ödül Uğur Bey’den : 

Erkeklerin ve kadınların birincisine : Kastamonu Helvası

Üçüncü  yarışmamızın tarihi ve saati : 16 Mart Çarşamba 2016 , 21:45 – 23:00 . 

İçerik : 1 zor , 2 orta , 2 kolay olmak üzere 5 soru.

İlk yarışmaya göre biraz zor geçecek. Özellikle zor soru farklı düşündürmeyi gerektirecek

Ödül Uğur Bey’den : 

Erkeklerin ve kadınların birincisine : Kastamonu Helvası (2.yarışmanın kazananları bu yarışmada ödül değerlendirilmesi yapılmayacaktır)

Not: Aynı puanlı olanlar arasında hızlı çözenler seçilecektir(Opsiyon: Her iki yarışmada da sponsor ödül sayısını arttırmak isterse aynı puanlılara gönderilebilir )

Sorularınız için :

Mail : oyunmerdiveni@gmail.com

Facebook : https://www.facebook.com/groups/mindsports/

 

 

8 Mart Kadınlar Günü Ödüllü Yarışması Soruları ve Cevapları


Yarışma Başlangıç Saati  : 22:00 (7 Mart)

Yarışma Bitiş Saati : 23:00 (7 Mart)

Tüm cevaplarınızı tek bir iletide  oyunmerdiveni@gmail.com adresine gönderiniz. Son yazmış olduğunuz ileti  geçerli olup , son iletinizdeki tüm cevaplar kabul edilecektir.

Ödül kazananı açıklanma saati : 23:15 – 23:40

Edit:

5/5 yapan sadece 1 kişi vardır. Cevapları  ve tartışmaları https://www.facebook.com/groups/mindsports/  grubundan takip edebilirsiniz.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.

Kadınlar Günü_2016

8 Mart Kadınlar Günü Ödüllü Yarışması


Gloria Vanderbilt demiş ki :

“Her zaman suna inandım: Bir kadının başarısı başka bir kadının başarısını hazırlar. “

resfebe_anne

2010 yıllarında sorduğum atasözü resfebesi

Ben  de grubumuzda  ve blog takipçisi olan bayanlar arasında bir yarışma düzenlemek , bir kadının başarısının diğer başarıyı hazırlayıp hazırlamadığını görmek istedim.

Yarışma 7 Mart Pazartesi Saat 22:00 – 23:00 saatleri arasında olacak.Sorular 22:00 ‘de bu blog sayfasının altına  yüklenecek.

Cevaplar bu saatler arasında blog / facebook oyun merdiveni grubunda yayınlanacak  ve cevaplar oyunmerdiveni@gmail.com adresine gönderilecek.

Şifre,mantık,resfebe içeren 5 soru olup , en çok doğru cevabı veren katılımcımız ödülü kazanacak. Cevap sayısı eşitliğinde ödülü cevabını erken gönderen arkadaşımız kazanacak. Sonuçlar 8 Mart Kadınlar gününe 30-45 dakika kala açıklanacak ve böylelikle  yarışan tüm bayanlarımızı kutlama şansımız olacak : )

Yarışmanın ödülü bayanlara özgü bir sürpriz hediye olup , gönüllü bayan arkadaşımız Jale Hanım belirleyecek.

Bir kadının başarısı , diğer başarılarını hazırlayacağı diğer yarışmalarda görüşmek üzere.

Can Yücel’in Kadın Dediğin şirini beğenirim.

Sizi Cemal Süreya ile başbaşa bırakalım.(Fakat hala bu sözlerin/şiirin Cemal Süreya’ya ait olduğunun belgesi yok)

“Bir kadını ortadan ikiye böl. Yarısı annedir, Yarısı çocuk. Yarası sevgili …Yarası Aşk.. Duyanlar bunu bilmez, Görenler anlamaz bunu ! Yarısı rivayettir, Yarası gece.”

Not: Cevaplar sadece mail adresi üzerinden verilecektir. Bu kaynak dışında cevapları gönderenlerin cevabı kabul edilmeyeceği gibi , diğer yarışmacılara ipucu olması nedeniyle değerlendirilmeye alınmayacaktır.. Centilmen erkeklerimizin de ipucu vermemeleri bayanlar arasında daha eşit şartlar sağlayacaktır :)

8 Mart Kadınlar günü soruları 7 Mart Pazartesi 22:00 de yayınlanacaktır : 

 

 

Türkiye Eğitim Sistemine Bakış 2


Blogu takip edenler  eğitim  sektörüne yatkınlığımı bilirler. Hatta çevremdeki insanlarla bu konudaki girişimlerimi , çabalarımın detaylarını karşılıklı  tartışırız.

Satranç oyuncusu olarak bu alandaki yetersizliklerden ve birtakım hedefleriminden  dolayı satranç antrenörlük belgesini aldıktan sonra , satranç camiasındaki milli takım hocaları ve ulusal hakemlerle  çocukların gelişimini sağlayan zeka oyunları ve satranç sporlarının güncel problemlerini ve gelişmelerini birlikte konuştuk,konuşmaya devam ediyoruz. Şu andaki  eğitim,satran , eğitim sektörün bilgiden yoksun oluşu , maddi çıkar boyutunda olması ve en önemlisi eğitim alt yapısının bu sektöre desteklememesi en büyük yaramız.

Alt yapının kurulmasında en büyük etken ise kuşkusuz öğretmenlerimiz. Öğretmen olmak isteyen çocukluk arkadaşlarımı ve yeni heyecanlı hocalarımızı hatırlayınca acaba dünyada bu durumun nasıl olduğunu merak ettim. Aslında sıkça baktığım OECD , bu analizi de detayıyla yapmış bile. İngilizce olarak da farklı kaynaklardan haber yapılmış. Birkaç makale ile birleştirmek ve güzel bir yazı ortaya çıkarmak için Türkçe ile arattığımda güzel bir özet yapan eğitimpedia haberiyle karşılaştım.

O nedenle çevirilerini tekrar yapmak yerine hem takip ettiğim bu linki kaynak gösterip hem de kendi yazdığım diğer makalelerle yazıyı genişleterek,renklendirerek  Eğitim Bakışımızı anlatmayı hedefliyorum.Sizin de katılımınız olusa , seve seve yayınlarım.

Öğretmen Olmak İsteyen Gençlerin En Fazla Olduğu Ülke Türkiye

Öğretmenlerin niteliğinin, öğrencilerin akademik sonuçlarını tahmin etme konusunda okullardaki diğer tüm faktörlerden çok daha önemli olduğu gerçeği defalarca kanıtlandı. Ancak yine de son yıllarda çok sayıda ülke, kaliteli öğretmen açığı sorunu yüzünden ciddi sıkıntılar çekiyor.Bu düşünceye yorum getirmek gerekirse , tüm dünya bu görüşü kabul ettiği halde bizim eğitim sistemimizin ve öğretmen kalitemizin hala neden böyle olduğunu anlamak zor.

ogretmengrafik

15 yaşındaki öğrencilerin çoğu için öğretmenlik mesleği çekici değil

PISA, 2006 yılında 60′dan fazla eğitim sisteminden gelen 15 yaşındaki öğrencilere, 30 yaşına geldiklerinde hangi işte çalışmayı düşündüklerini sordu. OECD ülkelerindeki öğrencilerin ortalama yüzde 44′ü, profesyonellik gerektiren mesleklerde çalışmayı düşündüklerini söyledi. Yani tipik olarak bir üniversite diploması gerektiren yüksek statülü mesleklerde. Öğrencilerin sadece yüzde 5′i, profesyonellik gerektiren bir meslek olarak öğretmenlik yapmayı düşündüğünü söyledi. Yani ortalama olarak yüksek statülü ve profesyonellik gerektiren bir kariyer yapmayı düşünen her 10 öğrenciden 1′i öğretmenlik mesleğinde kariyer yapmayı istiyor.

Yine de öğretmenlik kariyeri yapmayı isteyen öğrencilerin yüzdesi, ülkeden ülkeye büyük çeşitlilik gösteriyor. Öğretmenlik mesleği; Türkiye, Endonezya, İrlanda, Japonya, Kore ve Lüksemburg’daki öğrenciler için oldukça çekici. Örneğin Endonezya, Kore ve Türkiye’de profesyonel mesleklerde çalışmayı bekleyen her 10 öğrenciden 3′ü öğretmen olarak çalışmayı düşünüyor. Buna karşın Estonya, Almanya, Macaristan ve İtalya’daki 15 yaşındaki öğrenciler için öğretmenlik mesleği hiç de çekici değil.

Aslında bu biraz da  bizim tarihimiz , kültürümüz ve ekonomimizle iç içe. Bizdeki öğretmenliğin tercih edilmesinin en büyük nedeni  garanti , saati bilinen bir meslek gibi kaba seçimidir.

PISA ‘yı bu yazıyla biraz hatırlarsak konunun bütününü daha iyi anlayacaksınız.

Eğitim ve education anlam farkını sizlere iletmiştim. Education içerden dışarıya çıkarmak gibi eğitsel bir tarafı varken , bizdeki anlam eğmek olarak şu anki yapımızı anlatıyor.

Okullarda yaratıcılık nasıl olacağını benim gibi merak ettiyseniz Sir Ken Robinson’un “okullar yaratıcılığı öldürüyor mu ? videosunu defalarca izlmeşinizdir.Diğer birkaç videoyu da yanında  izlemenizi öneririm.

Şimdilerde Finlandiya eğitim sistemini her ne kadar eleştirilmeye başlansa da biz bir kısmını uygulamaya çalışırsak kısmen bir başlangıç yapmış olacağız.

2013 yılındaki Eğitim sistemine bakış açımı defalarca açar ve istatistiklerine bakarım. Dünyanın gelişimini , bizim sabit kalışımızı seyre dalarım.

Karamsar olduğumu düşünenler için Oscar alan Türkler ve Türkiye’mizin gururu olan birçok örnek de var. Canan Dağdeviren de bu onurlardan biridir. Hatta bu okumuş olduğunuz yazıyı gördükten sonra teşekkür eden mütevazi , örnek hocalarımızdan biridir.

İnsani Gelişmiş Endeksi’ne göre bu konuyu bütünsel bir tablodan baktığımızda parçalar daha iyi birleşiyor.

Kısaca yorumlarsam :

Eğitim Sistemleri örnekleri : Farkettiyseniz eğitimi iyi olan ülkelerin indeksleri de oldukça yüksek.

Demokrasi Örnekleri : Tartışılacak bir konu ama yakınlarda Birleşik Krallık’ta olacak bir seçim , beni bu öneriye kadar sürükledi. Kötü olur fikrinde olanlarla , analiz edenlerin ortak noktada buluştuğu bir ülke olma hayali..

Okuma ve matematikte en yetkin olan öğrenciler, öğretmen olmak isteyenler değil

Finlandiya ve Kore gibi en yüksek performansları gösteren bazı ülkeler, eğitim kurumlarında en başarılı mezunları işe alarak kaliteli öğretmen güçlerini artırdı. PISA, öğretmen olarak çalışmak isteyen öğrencilerin beceri profillerinde ülkelere göre belirgin farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor.

Bu farkı PISA değerlendirme raporunda açıkça ortaya koymuştum.Detayını  incelemenizde fayda var.

sx

Şekil 1’de görüldüğü gibi, matematik alanında birinci sırada yer alan Şangay-Çin’de öğrencilerin %30,8’i 6. düzeyde ve %24,6’sı 5. düzeyde performans göstermişlerdir. Her iki düzeyde toplam %55,4’lük bir orana ulaşarak, öğrencilerinin yarısından fazlası en üst düzeylerde yer almıştır. Türkiye’de ise öğrencilerin %67,5’i 2. düzey ve altında becerilere sahiptir. Türkiye’de öğrencilerin sadece %1,2’si en üst düzey olan 6. düzeyde performans gösterebilmiştir. Türkiye’de yoğunluk 1. ve 2. düzey seviyesindedir. OECD ortalamasında, en fazla yoğunluk 2. ve 3. düzeyde toplanmıştır (%22,5 ve %23,7). Türkiye’de 1. düzey altı ve 1. düzeyde yer alan öğrencilerin yüzdesi, OECD ortalamasının çok üstündedir (sırasıyla %7,5 puan ve %11,5 puan fark). Şangay-Çin’deki öğrencilerinin sadece %0,8’i 1. düzey altında ve %2,9’u 1. düzeyde yer almıştır.

Türkçe ve diğer dersleri de benzer olarak blogumda görebilirsiniz.Aşağıya sadece grafiklerini ekledim.

sc

Bu sonuçlar, Türkiye’de 15 yaş grubu öğrencilerin çoğunluğunun fen alanında sahip olduğu bilgi ve becerilerin, en temel yeterlik seviyesinde olduğunu, bu yaş grubu öğrencilerimizin yüzdesel olarak hiç birinin 6. düzeyde yer alamadığını, sadece %1,8’inin 5. düzeyde yeterliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar da açıkça, bilimsel düşünce ve bilimsel düşünce için gerekli bilgi ve becerileri öğrencilerimize kazandıramadığımıza işaret etmektedir.dd

 

Konuyu özetlersek :

Asya mucizesi olarak gösterilen ülkelerle Finlandiya’nın ortak özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Öğretmen yetiştiren kurumlarının kalitesi ve başarısı

2. Öğretmenlik mesleğinin profesyonellik algısı ve kültürü

3. Hizmet içi öğretmen eğitimlerinin başarısı

4. Matematik ve fen eğitiminin iyileştirilmesi için farklı uygulamaların geliştirilmesi

5. Öğretmenlerin bu meslekte devamlılığı.

 

O nedenle ilk adımı atarak hızla , koşarak  uygarlık seviyesine gelmeliyiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çocuk Davranışları Hakkında Yeni Öğrendiklerim


Kitap okumayı , yeni birşeyler öğrenmeyi hayatımın ilkelerden biri haline getirdim. Şu an okumakta olduğum “Çocuk Neyi Neden Yapar?” kitabında okumuş olduğum ve yeni öğrendiğim yeni bilgileri ve genel problemler karşısında nasıl davranılması gerektiğini sizle paylaşıp , kendim için de bir arşiv oluşturmayı hedefliyorum.

Çocukların uyku düzeni , teknoloji bağımlılığı , inatçılık , konuşma bozuklukları gibi birden fazla konu yer alıyor.

İlk problemlerden biri “Çocuğum yemek yemiyor?” gibi genel bir problem. Öncelikle çocukların açlık hissinin oluşmasını beklemek çocuğun yemek yemesi için ön şarttır. Yemek alışkanlığı için 3Z önemli .

  1. Zorlama var mı? Kısaca yemek zorla yedirilmez , ihtiyaç halinde yedirilir prensibi uygulanmalı.
  2. Zaman uygun mu? Sabahın erken saatleri , oyun ortası gibi zamanlarda değil ana öğünler hedeflenmeli.
  3. Zemin müsait mi? Arkadaşlarıyla oynarken , kitap okurken gibi heyecanlı bir durumun ortasındayken çağırmamak hedeflenmemeli.

Yemek yeme için ödül ve ceza asla kullanılmamalıdır.

Uykuyla ilgili birkaç cümle ileteyim. Erken ya da geç uyuması için zorlanan çocuk uykusu olsa da uyumamamak için direnir.

En güzel önerilerden biri de şu : Cocuğu yanınıza almayın , ama onun yatağında yatın.

 

Kitapta en güzel bölümlerden biri de adım adım tuvalaet eğitimi. Bu bölümdeki en çarpıcı kısım ise ;

  • Tuvalet eğitiminde dikkat edilmesi gereken en önemli şey : Çoçuğu rahatsız etmemek.
  • Kesinlikle “yapma,kirletme ” gibi olumsuz bir baskı yapılmamalı.

Sütten kesilme ve tırnak yeme gibi önemli bölümler de bu kitapta soru-cevap şeklinde verilmiş.

Çocuk ve yalan bölümü belki de hayretler içerisinde okuduğum , öğrendiğim bölüm.

İnsanların 3 farklı dünyaları var :

  1. Uyku ve rüya dünyası
  2. Hayal dünyası
  3. Gerçek dünya

ilk 7 yaş dönemi bu 3 dünyayı birbirinden ayırt edemez. Onlar için rüya-gerçek arasında pek fark yoktur.

Önemli bir bölüm olan yalan söyleme kısmında 7 yaş sonrası yalan söylemenin sebepleri sıralanmış. Kitaptaki 10 sebepten , belki de en önemli iki tanesi ;

a) Kişiliğine bir saldırı varsa

b) Hesap verilmesi gereken bir durum varsa

Tabii ki diğer sebepler de en önemli fakat toplumumuza ayna olabilecek 2 tanesi daha önemli buldum.

İzinsiz eşya getirme bölümü de yeni öğrendiğim yeni bilgiler arasında.

Burada da en önemli sebeplerin başında sevgi yoksunluğu,ilgisizlik olduğu iletiliyor.

“Çalma hastalığı küçük yaşlarda oluşmaz ” düşüncesi altında eğer aşırma yapılıyorsa bunun nedenini ortaya çıkarmak en akılcı yollardan biri olacaktır.

Yazıyı çok uzatmadan özetleyerek kapatayım.

Adem Güneş’in yazmış olduğu kitap oldukça faydalı ve bilmediklerimizi ortaya çıkaran yararlı bir kitap okumanızı tavsiye ederim.

 

 

 

 

Çocuklarımızın Telefon Kullanma Yaşı ve Hediye Seçenekleri


 

Her anne ve babanın etrafına sorduğu , araştırdığı konuların  en önemlisi sayılır. Maalesef bu konuda bir denetim sistemimiz , yapılan bir çalışmamız, uzman görüşümüz yok. Kulaktan kulağa yayılan fikirler ve kendi yaşam eğrimizdeki kararımıza göre çocukların başarısına bakmadan “gerekli” odağıyla satın alıyoruz.

Bu yazıyı yazmamın amacı uzmanlık yapmak değil , bir annenin 13 yaşındaki çocuğuna aldığı telefonu birkaç maddeyle çerçevelenmiş sözleşme ile hediye etmesi haberini ve bu konudaki daha önce okuduğum uzman görüşlerini aktarmak olacak.

 

Özellikle son günlerde okumuş olduğum “Çocuk Neyi Neden Yapar” kitabını  bitince burayı güncelleyeceğim.

Öncelikle ben kendi yorumumu yapayıp , uzmanlara geçeyim.Öncelikle ne hediyesi olursa olsun , çocuklara verilen hediyenin neden verildiğinin iyi açıklanması ve o hediyenin amacının dışında uygulanmasında geri alınması gibi makro anlamda bir sözleşme yapılması gerekliliğini çevremdeki yakın arkadaşlarla tartışıyoruz ve yararını da görüyoruz.

Açıkçası biz yetişkinler için bile telefon , bilgisayar ve diğer teknoloji aletlerinin kullanılmasının bedenimize verdiği zararın (göz , tembelleşme , fiziksel hareket kısıtlama,ergonomik problemler , …) yanında geçirilen zamanın önemi artıyor.

akilli-telefon

O nedenle iki ana kulvarda da , cep telefonu ve bilgisayarın kullanılması pek mantıklı gelmiyor. Belirli ölçüde ve amacına uygun kullanılması durumunda izin verilebileceği de geliştirilebilecek yönü olduğunu belirteyim.

Tablet kullanımıyla ilgili de Rhode Island Universitesi haberi de ekleyeyim.

Bazı Uzman Görüşleri (2011 yılındaki okuduğum bir haberden)

 

15 YAŞIN ALTINI DAHA ÇOK ETKİLİYOR
PROF. DR. CENGİZ KUDAY (Florence Nightingale Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi):
“İki yıl önce cep telefonlarının çocuklarda daha etkili olduğu MR görüntüleri ile ispatlandı. Telefon konuşmalarının çocuklarda korteksi daha fazla etkilediği bu çalışma ile resimlendi. Yani cep telefonları buna göre 15 yaşından önce daha fazla etki ediyor.

GEREKMEDİKÇE KULLANDIRMAYIN
PROF. DR. REJİN KEBUDİ (Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Başkanı):
“Önerilebilecek bir cep telefonu kullanım yaşı yok. Böyle bir yaş grubu belirlenmiş değil. Ancak yaş küçüldükçe elektromanyetik alanların emilmesi daha fazla oluyor. Bu açıdan özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için cep telefonu kullanımı daha zararlı.Tavsiyemiz, çocuklara gerekmedikçe cep telefonu kullandırılmaması.

SON DERECE SAKINCALI OLABİLİR
DOÇ. DR. FULYA AĞAOĞLU (İstanbul Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı):
“Cep telefonları çocuklar için son derece sakıncalı. Biz 15 yaşın altındaki çocukların cep telefonu kullanmasını zaten tavsiye etmiyoruz. Erişkinler üzerinde de cep telefonu kullanımının uzun dönem sonuçları henüz bilinmiyor. Çocuğa telefonu sadece mesaj yollama şeklinde kullanması da önerilebilir.”

ZENGİNLİK GÖSTERGESİ OLMAMALI
GAYE ÇAKIRGİL (Uzman Psikolog):
Büyük şehirlerde çocukların cep telefonuna ihtiyacı olabiliyor. Ancak ilkokul çağındaki çocukların cep telefonuna çok da ihtiyacı olmadığı görüşündeyim. Ne kadar geç kullanmaya başlarlarsa o kadar iyi olacaktır. Çevre önemli bir faktör. Cep telefonu, bir zenginlik ve varlıklı olmanın göstergesi olmamalı.  Aileler ceza ve ödül uygulamasında bulunabilirler.

AİLE ÇOCUKLA SÖZLEŞME YAPMALI
YÜKSEL SEÇKİN (Uzman Pedagog):
“Cep telefonu kullanımı belli kurallar çerçevesinde yapılırsa çocuklar için bir sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum. Cep telefonu alınmadan önce aile çocukla bir sözleşme yapmalı. Belirli kurallar çerçevesinde çocuğun kullanmasına izin verilmeli. Hatlı telefon yahut paket programları önermiyorum.”

Son maddenin uygulanmasıyla ilgili , başta da belirttiğim bir annenin sözleşmesi . Detayını Huffingtonpost ‘dan okuyabilirsiniz.

1. Bu telefon bir ayrıcalıktır, bir hak değil. İhtiyaç ve istek çok farklı şeylerdir. Bunu sana ben verdim ve senden geri alabilirim. Gerçekten bu kadar basit.

2. Bana göstermenin, bana anlatmanın ve telefonu bizim hayatımızın bir parçası haline getirmenin de senden bekleneceğini bil. Dijital hayatın, sadece senin soyutlanmış dünyanda var olmayacak.

3. Üzerine düşeni yapmalısın. Telefonuna iyi bak. Kırılmalar, çatlaklar, su, toz ve kaybolmaların tüm masrafları sana ait. Ev işlerine katkı ve genel bir işbirliği de aileye destek için bekleniyor her zamanki gibi. Bu anlamda sürpriz bir durum yok.

4. Bir şey mi indirmek istiyorsun? İzin al. Bir şey mi satın almak istiyorsun? Parasını öde.

5. Telefonun kapanma saatleri hafta içi akşamları saat 20:00 ve hafta sonu akşamları ise saat 22:00. Kapatmadan önce şarj etmeyi de unutma.

6. Önceden alternatif bir plan belirlenmediyse telefon okula gitmiyor ve evde kalıyor. Arkadaşlarınla koridorda ve öğle yemeğinde konuş. Ortaokulun büyülü ve çılgın dünyası ile arana bir ekranın girmesine izin verme.

7. Yazdığın her mesaj, yayınladığın her gönderi ve paylaştığın her şey sensin. Sanal dünyadaki ve gerçek dünyadaki kişiliklerinin birbirine benzediğinden emin ol. Ekran kötülüğün bahanesi olamaz. Sen yapıyorsun, sen sahiplenmelisin.

8. Habersiz insanların videolarını ve fotoğraflarını çekmek yok. Başka bir insanın üzerinden mizah yapmak adına video ya da fotoğraf çekmek yok. Buna kardeşler de dahil. Ve ebeveynler de. Yayınlamadan önce her zaman izin iste.

9. Cinselliğin, şiddetin, internette arama yapanın ve sayfanın aşağılarına doğru inmenin dipsiz kuyusuna sınırsız erişimin olsun diye ekstra bir harcama yapmayacağım. Haydi, kalk ve dışarı çık. Zamanını iyiye kullan. Bu en önemli yaşam becerilerinden biridir.

10. Kendini ifade et ve bilgiye ulaşmayı kucakla! Seni sevdiğin her şeye daha da yaklaştıran sebepler, eserler, ürünler ve topluluklar bul. Bırak merakın sana yol göstersin.

11. Sessiz olmaktan korkma. Yorum yapmamaktan. Cevap vermemekten. Bir konuşmayı bırakmaktan. Engellemekten. Silmekten. Takibi bırakmaktan. Bazen katılmamayı seçmek, en çok cesaret gerektiren şey olabilir. Ateşe körükle gitmeden önce seçici ol.

12. Bu iPhone’u nasıl kullanacağın konusunda her zaman bir seçim yapabilirsin. Bu, hediyenin bir parçası: Teknolojinin işine en çok nasıl yarayacağına karar verme özgürlüğü. Sinsilik yapmanın, yalan söylemenin, kandırmanın ve numara yapmanın sana bir faydası olmaz. Bunların sana yapıldığını fark etmenden de seni korumayı çok isterdim. Ama bunu yapamayacağıma göre şunu bilmeni isterim: Senin sanal dünyada kendini gösterme şeklin önemlidir ve karşındakileri de etkiler. Bu gücü akıllıca kullan.

13. Büyükanne ve büyük babalarını ziyaret etmeyi bırakma. Ya da mahalledeki çocuklarla arka bahçede basketbol ve futbol oynamayı ya da yemek masasında bizimle takılmayı ya da plansız bir şekilde arkadaşlarınla pizzacıda buluşmayı bırakma. Bunlar bir çocukluğu – bir hayatı – oluşturan şeylerdir ve asla telefonunla rekabet etmek zorunda kalmamalılar.

14. Gerektiğinde ve mümkün olduğunda başını telefondan kaldırıp karşındaki insanların gözünün içine bakarak “lütfen” ve “teşekkürler” demeye yetecek kadar uzun ara ver.

15. Dünyanın, bizim ailemizdeki kuralların çok ötesinde sonuçları olabilir. Bu hayatın gerçeğidir. Sorumlu ol. Esnek ama dayanıklı ol. Kendine ve başkalarına karşı affedici ol. Her zaman kalbini ve iyi niyetini dinle. O zaman dünya hep senin lehine çalışır.

16. Her zaman doğru olanı yapamayacaksın. Yanılgıya düşeceksin ve yolunu kaybedeceksin. Bunu anlıyorum. Baban da anlıyor. Bunu sevmek zorunda değiliz. Ama üstesinden gelebiliriz. Etrafın, en güzel halleriyle kusurlu insanlarla çevrili. Onlar tarafından seviliyor ve kollanıyorsun. Hem internette hem de hayatta asla yalnız değilsin. Biz seninleyiz.

Hediye konusu ayrı bir konu ama ben yine de bu konnuyla birebir ilişkisi olduğundan kısaca bahsetmek istiyorum. Çünkü bu konuda birçok anne-babanın fikir alış verişe ihtiyacı olduğunu biliyorum. Benim size önerim klasik hediyeler  ;

  • Kitap
  • DVD Biyografi Filmler
  • DVD eğitim videoları
  • Yurt Dışı veya Yurt İçi Seyahat
  • Özel bir eğitim kursu (Satranç , Müzik , Spor ,…)
  • Futbol , basketbol , masa tenisi,voleybol ,…. maç biletleri..
  • Tiyatro Bileti

Buna benzer çoğunuzun ilgi duyduğu alanlarda alabileceğiniz hediyeler düşünebilirsiniz.

Bu konuda paylaşımlarınız varsa diğer blog okuyanları için de yararlı olacaktır.

 

2016 _ Eğlencelik Sorular _ 1


2016 yılı ailenize,arkadaşlarınıza ve sizlere sağlık başta olmak üzere başarı ve mutluluk getirsin. Umarım gönlünüzce bir yıl olur.

2015 sonunda çözerken hoşuma giden 3 adet Satranç sorusu ile yılbaşı sorusunu sizlere soracağım.

Özgün bir soru olup cevabı bulanlar   oyunmerdiveni@gmail.com adresine gönderebilirler.

yılbaşı

Seviye : Orta

Chessbase_1

Seviye : Zor

Chessbase_3_zor

Seviye : Zor

Chessbase_4_zor

 

 

Bağımlı olmak zorunda mıyız?


Yazı daha çok günümüzde bırakamadığımız çikolata , huy  ve diğer kötü sandığımız  alışkanlıklardan çok çocuklarımızı uzak tutmak durumunda kaldığımız sigara ve kısmen uyuşturucu ile ilgili olacak. 1991-92 yıllarında Türkçe dersimizde istenen ödeve karşılık ilk defa bir kompozisyon yazacaktım . İlk kompozisyon başlığım araştırmaya yönelik birşey olmalıydı. Ben sigara maddesini ve zararlarını seçmiştim. 4000’den fazla kimyasal içerdiğini ve onlarca hastalığa neden olduğunu yazmış , yetişkin yaşlarıma kadar insanların sağlığını bozma çabasını bir kenara bırakıp , insanların yararını görmediği bir gereksiz alışkanlık için , zor şartlara ve çevrelerine verdiği olumsuz etkiye rağmen   paralarını çöpe atmasının sebebini anlayamamıştım ve hala da anlayamıyorum.Türkiye ve Dünya’da ki  durumu Türkiye Psikiyatri Derneği özetlemiş.Ayrıca Yeşilay ‘ın sitesinde özetçe basit bir dille anlatılmış. 5 farklı sınıfta bağımlılığı incelemişler.

Bağımlı olmayı bilimsel yollarla anlatmak yerine çocukluğumdan beri çözemediğim durumu biraz da olsun kendime anlatmaya çalışacağım.

Bilimsel açıdan kaynaklarıyla beraber bilimsel tarafını ortaya koyan bir makaleden alıntılar yapacağım.Öncesinde bağımlılığın bilimsel tarafının ne olduğunu diğer kaynaklardan okumanızda fayda var.

Ben de açıkbilim de yazar olmak için bir dönem yazı hazırlamış , açıkbilim kurucularıyla görüşmüş ve o dönem vakit ayıramadığım için askıya almıştım. Keşke açıkbilim gibi yürekli bilimseverler daha çok olsa. Detay bilgi isteyip , bilime doymak isteyenlerin göz atmasında fayda var.

Bağımlılık, Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımını biraz değiştirerek kullanacak olursak, periyodik ve kronik olarak herhangi bir maddenin kötüye kullanılması ya da bir davranışın gerçekleştirilmesi, bu durumun gönüllü olarak önüne geçilmesinde sıkıntı yaşanması ve fırsat buldukça yerine getirilmesidir. Kötüye kullanılan maddeler genelde ilaçlar (sakinleştiriciler), uyuşturucular (eroin, kokain), uçucular (tiner, sıvı yapıştırıcılar) olarak sayılabilir. Gerçekleştirilen davranışlara ise kumar oynamak, yemek yemek, alışveriş yapmak, cinsellik, televizyon izlemek, internete bağlı olmak ve akıllı telefonlarla zaman geçirmek örnek verilebilir.

Bağımlılığın nasıl oluştuğuna bakalım, ama önce beyindeki ödül sisteminin nasıl çalıştığını anlayalım.

Ödül Sistemi

James Olds fotoğraf

James Olds

Peter Milner fotoğraf

Peter Milner

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ödül sistemi yaşamamız ve öğrenmemiz için gerekli olan bir mekanizmadır.  1953’te James Olds ve Peter Milner fare beynine elektrot yerleştirerek fareyi bir kafese koydular. Fare kafesin belirli bir bölgesine her gittiğinde elektrot aracılığı ile bir uyarı verdiler. Fare zamanla kafesin o bölgesine daha çok gitmeye başladı, hatta bir süre sonra o bölgeden hiç ayrılmadı. Bunun üzerine Olds ve Milner deney düzeneğini değiştirdiler ve elektrotu bir pedala bağlayarak fareyi pedalın bulunduğu başka bir kafese aldılar .

Deney düzeni şeması

Fare kafeste dolaşırken rastgele pedala bastı ve beklendiği gibi pedala basma sıklığını giderek arttırdı. Öyle ki önüne yiyecek konulsa da yemek yemek yerine yorgunluktan halsiz düşene kadar pedala basmayı sürdürdü. Bu deneyler sonucunda elektrotun beyinde yerleştirildiği yerin yapılan davranışın yinelenmesini kolaylaştırdığı ortaya çıktı, işte bu bölge beynin ödül sistemidir.

 

 

Sosyal olarak bu durumun oldukça farkındayız , gerekli sosyal çıkışımız da var ama neden yeterli değil ?

Sosyal deney olarak yapılan deney sayısı daha da arttırmalıdır. Örnek olarak ilgili videoyuyu izleyin,siz ne yapardınız?

 

Neden hepimiz bağımlı olmuyoruz?

Kişilerin bağımlı olma potansiyeli birbirinden farklıdır. Bu potansiyeli ne belirler? Şimdi bu soruya cevap arayalım.

Bağımlılık-fiziksel zarar grafiği

Maddenin Özellikleri: Kötüye kullanılan maddelerin bağımlılık yapma potansiyelleri birbirinden farklıdır. Bu farklılık maddelerin moleküler yapısından kaynaklanır. Görsel 7’de görülebileceği gibi bağımlılık yapma potansiyeli en yüksek olan maddeler eroin, kokain ve tütündür. Grafikte oldukça önemli olduğunu düşündüğüm bir yere ilgiyi çekmek istiyorum. Grafikte bağımlılık potansiyelinin en düşük olduğu maddeye bakalım. Anabolik steroidleri burada görüyoruz. Bu maddelerin potansiyeli düşük de olsa sıfır değildir ve özellikle vücut geliştiriciler tarafından kullanılmaktadırlar. Bunlar kas kütlesinin arttıran bir hormon olan testosteronun öncül formlarıdır. Birazdan bahsedeceğimiz gibi egzersiz yapmak da bir noktadan itibaren psikolojik bir bağımlılık oluşturabilir. Bu ikisinin bir arada olması vücut geliştirmenin bir seviyeden sonra saplantı hâline gelmesini açıklayabilir.

Diğer maddeleri okumak isterseniz makaleyi okuyabilirsiniz.

 

Fiziksel bağımlılık anlaşılması daha kolay ve mekanizmaları daha açık olduğundan verilerin fazla olduğu bir bağımlılık çeşididir. Bunun yanında psikolojik bağımlılık adı verilen ikinci bir bağımlılık kategorisi bulunur. Psikolojik bağımlılık daha çok duygusal ve motivasyonal yoksunluk nedeni ile ortaya çıkar ve genelde doğal ödüller adını verdiğimiz ödüllere karşı ortaya çıkar. Doğal ödüllere örnek olarak yemek yemek, cinsellik ve fiziksel egzersiz verilebilir. Bunlar da tıpkı uyuşturucu maddeler gibi bağımlılık yapabilir. Bunların yanında alışveriş yapmak, kumar oynamak, internet, çalışma hayatı ve kendine zarar verme de bağımlılık hâline gelebilir.

 

 

 

2015 _ Eğlencelik Sorular _ 11 (Evrene Yolculuk)


Bu linkteki evrenin ölçeği ile ilgili yapılan güzel çalışmaya göz atarken , gezegenlerin hareketleriyle ilgi bir matematik sorusu soralım.

Bu soru biraz zor olacaktır ve uygulama yapılmasında fayda vardır.

 

Alttaki  GIF ‘de 5 farklı çeber görüyorsunuz.En  büyük çemberin 1 numara , en küçüğün de 5 numara olduğunu varsayalım. Görüldüğü gibi 2,3,4,5 . çemberler üzerinde bulundukları çember üzerinde dolaşmaktadırlar.

1.Çember yarı çapı : 16 br

2.Çember yarı çapı : 10 br

3.Çember yarı çapı : 4 br

4.Çember yarı çapı : 2 br

5.Çember yarı çapı : 1 br

İlk sorum : 2.çemberin 3,4,5 ile birlikte 1.çemberin üzerinde bir tur atmaları halinde. her bir çember kaç r yol alır. ?

 

kinci sorum : 2 ve 3 numara çemberler kendi ekseni etrafında  kaç defa  dönerler ?

 

tumblr_nxv8bcID5O1tl8u0ko1_400

 

2015 _ Eğlencelik Sorular _ 10


Eğlencelik sorular her ne kadar özgün sorular olsa da problem çözme yaklaşım bakış açınızı (dolaylı olarak öğrencilerinizin , çocuklarınızın) değiştirmek için hazırlıyorum. Özellikle lise ve üniversite öğrencileri için yeni bir soru serisi için hazırlık sorusu diyebiliriz.

Alttaki ilk soruyu denklem çözme yaklaşım yöntemiyle çözebileceğinizi tahmin ediyorum.

Kolay_1

Aynı şekilde alttaki sorunun cevabının  bulunabilirliğinin ilk örnek üzerinden nasıl olabileceğini  tekrar düşünüp fikir yürütmenizi bekliyorum.

Orta_1

Cevabı bulan veya merak eden öğrenciler ,öğretmenler ve bulmaca severler  cevabını ve görüşlerini oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazmalarını rica ediyorum.  Soruları sonradan görenlerin de çözmek istemelerinden dolayı cevapları bu blogda paylaşmayı uygun görmediğimi tekrar iletmek istiyorum.

 

2015 _ Eğlencelik Sorular _ 9


Zorluk seviyesi yüksek ve orta  olan iki  soru soracağım .

anagram iterasyon

Diğer soruları özetleyeyim:

Not: Soruları paylaşırken lütfen kaynak gösteriniz.

Mesleki Pratik Çalışmalar Ve Beyin Fırtınaları _ 2


İkinci sorumuz 15 yaş ve üzeri için , beyin fırtınası yapmak amacıyla hazırladım.

Öğretmeniniz size iki grafik veriyor. Bu grafiği elde etmek için nasıl bir deney yapmayı önerirsiniz?

Not: Bir şık içinde zaman olsun , diğer kriterler sizin yaratıcılığınıza kalmış.

Deneyler

Soruların amacı burada yer alıyor. Sizin de sorularınız ve önerileriniz varsa oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazınız.

İlk soru ise burada yer alıyor.

Mesleki Pratik Çalışmalar Ve Beyin Fırtınaları _ 1


İlk sorumuz , şu an belirli sistematiği olmayan ve yaşadığınız yerde gözlemleyebileceğiniz genel bir problem olacak.

Trafik problemi bildiğiniz üzere bütün ülkelerin ortak problemi.

 

Soru :

Trafik

Mevcut durumda trafik lambası olmayan bir kavşakta  trafik akışı ile ilgili sizden bir proje bekleniyor.Yukarıda herhangi bir yerden aldığım trafik kavşağı durumunu rotalarla birlikte (Saat yönü tersinde A’dan H’a kadar) belirttim.

Size yukarıdaki fotoğrafta  rotalardan geçen saatteki ortalama adetleri veriliyor (örnek: A’dan B’ye  saatte 25 adet araba geçiyor).

  •  4 farklı trafik ışığı olduğu (Yukarıda her bir rotada 2 trafik ışık da (Düz,sağ veya sol)  aynı renkler yanıyor.Örnek olarak A’dan B,D,F’ye gitmek için aynı lambayı kullanıyorsunuz) durumunda her bir rotanın bekleme sürelerini nasıl belirlersiniz?
  • 8 farklı ışık uygulaması olursa her bir arabanın bekleme süresi düşer mi?
  • 8 farklı ışık uygulaması olursa her bir arabanın bekleme süresi düşer mi? Düşer ise 8 farklı ışığın rotası ne olur?Ortalama araç adetlerin göç nedeniyle 2 sene içinde artması bekleniyorsa , kavşakta bekleme süresini azaltmak için çözümünüz ne olur?

 

Soruların amacı burada yer alıyor. Sizin de sorularınız ve önerileriniz varsa oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazınız.

 

 

Mesleki Pratik Çalışmalar Ve Beyin Fırtınaları


Bu serideki amacım , günümüz ve okul/iş hayatımızda  karşımıza çıkan problemler karşısında  belirli mantık çerçevesinde analitik yorumlar yapmak, bakış açınızı diğer arkadaşlarımıza örneklerle anlatmak hatta karşılıklı tartışmak  olacaktır.

Lise ve üniversite düzeyinde sorular olup , birden fazla seçenekli cevaplar da gelebilecektir. O nedenle soruların tartışılması , diğer seçeneklerin de beyin fırtınası yardımıyla gözden geçirilmesinde fayda olacaktır.

Soruların kalitesi lise düzeyinde PISA ölçüsünde ,  üniversite düzeyinde ise ALES , matematiksel modelleme örnekleri olarak alınabilir.

Şahsen Endüstri Mühendis son sınıf öğrencileri ile ekip halinde çözdüğümüz sorular olup , oldukça yarar görmekteyiz.

Sizin de sorularınız veya örnekleriniz varsa oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazınız.

Linkler : (Oldukça güncelleyeceğim)

 

Bilim Kurgu Kısa Film Önerileri


İzlediğim ve hoşuma giden kısa filmleri  konu,yenilik ve teknoloji açısından puan vereceğim. İsteyen puanlara göre izleyebilir.

 

Bilim kurguyu seviyorsanız Black Mirror serisine bayılacaksınız.

 

Konu : One Minute Time Machine

Benim Puanım : 8/10

Farklı , yaratıcı bir bilim konusu. Zamanda yolculuk keyifli bir şekilde sunulmuş.

 

Konu :ABE

Benim Puanım : 6/10

 

Her ne kadar konu olarak güzel düşünülse de , format ve müzik açısından aynı havayı vermediklerini düşünüyorum.

 

Konu :Portal No Escape

Benim Puanım : 7/10

Yönetmenliğini Dan Trachtenberg’in yaptığı ve Valve’ın başarılı oyun serisi Portal’dan esinlenilerek çekilen bu kısa film; bir kadın mahkumun, eline geçirdiği fütüristik bir cihazı kullanarak hapishaneden kaçma girişimini anlatıyor.

Konu : Inside

Benim Puanım : 7/10

Her insanın birden fazla iç sesi olabilir.İçinizde birden fazla kişilik olsaydı ne yapardınız?

 

Konu :Room 8

Benim Puanım : 8/10

Room 8, yazarlığını ve yönetmenliğini James W. Griffiths’ın yaptığı ve “En İyi Kısa Film” dalında BAFTA ödülü kazanmış muhteşem bir kısa film örneği. Başrolünü başarılı oyuncu Tom Cullen’ın üstlendiği ve bir Rus hapishanesinde geçen film, mahkumların ortadan kaldırılması için uygulanan sıra dışı bir yöntemi anlatıyor. Bir mahkum, bir hapishane ve gizemli bir kutu, içinden hiç bir zaman çıkılamayacak ve çözüme ulaşamayacak bir paradoksa dönüşüyor.

 

Konu :Ambition

Benim Puanım : 7/10

Platige Image tarafından hazırlanan ve yönetmenliğini Tomek Baginski’nin üstlendiği Ambition (Hırs), Avrupa Uzay Ajansı’nın da katkılarıyla üretilmiş başarılı bir kısa bilimkurgu filmi. Yapım, göz dolduran bilgisayar efektleri eşliğinde yaşamın kaynağına ve Rosetta görevinin önemine odaklanıyor.

 

Konu :The Leviathan

Benim Puanım : 7/10

Yönetmenliğini Ruairi Robinson’ın üstlendiği ve senaryosu ise Fight Club‘ın senaristi Jim Uhls tarafından yazılan bu müthiş kısa film, yayınlandığı günden itibaren tüm bilimkurgu aleminde bir heyecan dalgası yaratmayı başardı. 22. yüzyılda insan türü, pek çok gezegeni kolonileştirmiştir. Ne var ki ışıktan hızlı seyahati sağlayabilmek için, yalnızca dev uçan yaratıkların yumurtasında bulunan egzotik bir maddeye gereksinim vardır. Ve çok geçmeden av başlar…

 

Konu :The Black Hole

Benim Puanım : 8/10

Blackhole. Çalıştığı ofisteki sıkıcı hayatına devam eden kahramanımız, tesadüfen fantastik bir keşfe imza atar ve bu keşfi kişisel hırslarına alet etmekte de gecikmez; ancak sonu hüsranla bitecektir.

 

Konu :The Device

Benim Puanım : 8/10

Yönetmenliğini ve yapımcılığını Claude lee Sadik’in üstlendiği ‘The Device’ (Cihaz), özellikle çarpıcı sonuyla dikkat çekiyor. Kahramanımız tesadüfen gizemli bir cihaz bulur. Cihazın ne işe yaradığını anlaması ve onu kullanmaya başlaması uzun sürmez. Ancak yaptığı bir hata hayatına mal olacaktır.