Bursa Çocuk Yetenek Şenliği _ 2018


Daha önce EKER Meydan’da   Satranç , Akıl Oyunları , Bilim Gösterileri , Doğal yoğurdun hikayesi ile birlikte sosyal sorumluluk projesinde tanışmış olduğumuz Sevgi Uyumaztürk  Çocuk Yetenek Şenliği ile ilgili hayalini bana anlatıp destek isteyince duraksamadan “Evet” dedim. Bursa’nın Yetenek Şenliği’ne çok ihtiyacı olduğunu , geç kaldığını düşünenlerdenim.

PEPEE’nin de yetenek ilişkilendirmesi ve pazarlamada etkin kullanılmasıyla Yetenek Şenliği daha da önemli bir tablo haline geldi.

Benim ilgi alanlarımın içeresinde olan eğitim/yetenek süreci konusunda nasıl bir destek verebileceğimi düşünmeye başladım .  Resim yeteneği olan ekibimle (Resim öğretmeni / Endüstri Mühendisleri ) beraber soruları hazırlamaya başlayarak 2 atölye ile adım attık. Diğer taraftan şenliğin olmazsa olmazlarından akıl / kutu oyunları firma arayışına başladık.

Akıl Oyunları / Satrancın kapsamını  organizasyonlardaki ekip arkadaşım Mehmet Durak ile şekillendirdik.

Aslında beni heyecanlandıran kısım yetenek atölyeleri çeşitliği olmuştu. Tüm atölyelerin koordinatörlüğünü de seve seve kabul ettim.

Yetenek atölyelerinde soyut düşünme , akıl yürütme , strateji geliştirme , analitik düşünme , el göz koordinasyonunun geliştirilmesi , planlama ve zaman yönetimi gibi önemli kavramlara odaklanarak bize destek olacak atölyeleri organize etmeye çalıştık.

Bu şenliğin genel bilgileri ve farklı taraflarını özetle listeleyip , sizi bazı video / fotoğraflarla baş başa bırakmak istiyorum . Tüm etkinlik bilgilerine (fotoğraf , rakamlar…)  hayalin sahibini Sevgi Uyumaztürk‘ün kendi sitesinde bulabilirsiniz.

Genel Bilgiler :

  • Katılım sağlayan çocuk sayısı ortalama 6500 , ebeveynlerle beraber  ortalama 19.000 kişidir.
  • Anne ve babaların meslekleri dağılımı ; %18 Ev Hanımı ,  %32 Özel sektör , %37 Öğretmen/Memur olup  Sosyal Sorumluluk Projesi anlamında  tüm gelir dağılım ailelerine ulaşma  hedefi tutturulmuş  gözüküyor.

Fark Yaratanlar :

Sosyal Sorumluk :

Gönüllülerle yapılan yiyecek / içecek  satışlarının bağışlarını  sosyal sorumluluk projemizde kullanarak hedefimizi geliştirdik.

  • HETADER’e yapılan bağış ile 1 çocuğumuzun  bir yıllık eğitimini karşıladık. 
  • 500 fidan dağıtılarak katılımcıların bir kısmının dikili ağacı olmasını sağladık.
  • Yeşilay  ise atölyelerle kendilerini tanıtarak varlıklarını sergilediler.
  • Milli Takım Antrenörü ile birlikte satranç hakkında bilinmeyen konular hakkında söyleşiler yaparak , katılımcıların bilgi sahibi olmasını sağladık.

Değer Yaratanlar : 

  • Halka açık ücretsiz olması ,
  • Pepee’nin Bursa’ya kazandırılması sağlanması ,
  • At Yetiştirme Çiftliğinde yapılan etkinlikte hayatında ata binmemiş çocuklarımızı ilk defa ata bindirilmesi ,
  • Doğa ile iç içe olan  hipodromun halka açık olduğunu gösterilmiş olması ,
  • 3 adet satranç simültanesi (9 masaya karşı) yapılması ( Bir simültaneyi 10 yaşındaki İbrahim Melik Durak yapmıştır. )

 

Mangala turnuvası  , diğer kutu oyunları , Resfebe yarışması , BTM ‘nin bilim gösterileri , Veysel Bozdağ’ın sihirbaz gösterileri ve etkinleri , Kil yapımı , yüz boyama , telden araba , ahşap şekillendirme gibi etkinliklerle de misafirlerimizi ağırlamaya çalıştık.

 

Birkaç fotoğraf ve video :

Satranç Simültane

IMG_6418

Resfebe ve Satranç Ekibi

IMG_6427

https://www.instagram.com/cocukyeteneksenligi/

İnstagram adresinde fotolorı görebilirsiniz.

Drone kullanılarak yapılan şenlik özeti :

 

Reklamlar

Dehanın Sırları Bir Dahi Yetiştirmek – Satranç


Kadın ve erkeklerin beyinleri arasındaki farkı,işleme biçimlerini anlatan ; satranç yeteneğinin doğuştan gelmediğini anlatan , Susan Polgar’ın satrançtaki başarısını anlatan ” Dehanın Sırları Bir Dahi Yetiştirmek “ bir Geographic videosunu izlemenizi öneririm.

Psikolog olan babası , Mozart örneğinden yola çıkarak özel eğitimin , Allah vergisi yetenekten daha önemli olduğu tezini gerçekleştirmek için çocukları üzerinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Babasının kitabında yazdığı gibi :

Deha : Çalışma + Şanslı Çevre koşulları

Devamını  izleyelim.

Bu videoyu beğendiyseniz ve yararlı bulduysanız  , size  2016 yılı içerisinde  okuduğum müthiş bir kitabı tavsiye edeceğim.

Matthew Syed — Sıçrama

Bu kitabın bir bölümünde Polgar kardeşlerin başarısı anlatılıyor.

Syed  , kitapta önce kendi başarısının sebeplerini ardından da gerek sporcu gerekse müzisyenlerin başarı sebeplerine değinerek beynimdeki yetenek algısını yerle bir etti. Araştırmalara göre üstün başarıyı sağlamak için ne kadar çalışmak gerekir sorusuna sanattan bilime, masa oyunlarından tenise, herhangi bir karmaşık görevde dünya liginde bir yere,satrançta  gelmek için en az on yıl amaca yönelik etkin çalışmanın gerekli olduğu cevabı çıkıyor.
Kitapta Batı Florida Üniversitesi İnsan ve Makine Bilişsellik Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapan Paul Feltovich’in bir sözüne yer veriliyor;

“Uzmanlık zengin deneyimlerden ve yoğun emekten doğan uzun zamanlı bir gelişim sürecidir. ”

Syed de tam olarak bunu vurguluyor, uzmanlık uzun bir tecrübe ve derin bir bilgi gerektirir.”

Kitapta beni etkileyen diğer bir bulgu ise on bin saat kuralı. Malcolm Gladwell’in kitabından alıntı yaparak aktarılmış olan bu kural; en iyi olmak için ortalama on bin saat, iyi olmak için sekiz bin saat, o işi icra edip, öğretebilmek içinse ortalama dört bin saat pratik yapmış olmayı gerektirdiği idi. Bunu da çarpıcı örneklerle pekiştiriyor.Örneğin Mozart daha altı yaşındayken geride üç bin beş yüz saatlik bir çalışma sürecini geride bıraktığını belirtiyor. Kitapta TigerWoods’tan Williams kardeşlere kadar çok çarpıcı örnekler var. Özellikle de Williams kardeşlerin başarısının doğumdan önce kararlaştırılması inanılmaz bir tez olmuş.

On bin saat kuralı neden önemli ?

Çünkü velilerimiz , öğretmenlerimizin  hatta (yöneticilerimizin bizlerden) çocuklarımızdan  beklentileri kısa sürede başarı olduğu düşünülürse , bu önemli konuyu eğitmen ve velilerle birlikte  etraflı olarak masaya yatırılmasının tam zamanıdır.

Bu konuda düşünceleriniz olduğunu varsayarak , yorumlarınızı bekliyorum.

Zeka Oyunlarının Beyin Üzerindeki Etkisi


Öncelikle bu konu hakkında pek Türkçe yayın olmadığı , bilimsellik ve eğitimden uzak bakış açılarımızın da zayıfladığı düşüncem maalesef devam ediyor.

Fide World Team Championships  maçlarını izlerken (bugün son tur oynanıyor ve Türk Milli takımı tarihin en iyi sonucuna ulaştı. Yazımı bitirdiğimde muhtemelen maçlar da bitmiş olur.Eğer yenersek Gümüş Madalya Alma Şansımız var. Sadece Amerika’ya yenildik , diğer 7 turda namağlup olarak turnuvanın en gözdeleri arasında gösterildik) , site fotoğraflardan yola çıkarak güzel bir haber yaptı.

 

Haberin kısaca özeti şu :

Japonya’daki RIKEN Beyin Bilim Enstitüsü’ne bağlı Anlayışsal Beyin Haritalama Laboratuvarı’ndan Keiji Tanaka yönetimindeki bir grup Japon bilim adamının yaptığı araştırma, profesyonel satranç oyuncularının kritik hamleleri yaparken amatör satranç oyuncularından farklı olarak beyinlerinin iki kısmını da kullandıklarını gösterdi.

Şogi adı verilen Japon satrancı oyuncuları üzerinde yaptıkları araştırmayı Science dergisinde yayımlayan bilim adamları, amatör satranççıların sadece beyinlerinin yan lobundaki ”dörtgen lopçuk” adı verilen bölgeyi kullandığını, buna karşılık profesyonel satranç oyuncularının ise dörtgen lopçuğun yanı sıra, beynin iç kesiminde yer alan ”kaudat nükleus” adı verilen bölgeyi de kullandıklarını belirledi.

Çok teknik detaylara girmemizin anlamı yok. Daha önce görsel zekanın üst düzeyde kullanıldığını Dehanın Sırları yazımda belirtmiştim.

Psikolog olan babası , Mozart örneğinden yola çıkarak özel eğitimin , Allah vergisi yetenekten daha önemli olduğu tezini gerçekleştirmek için çocukları üzerinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Babasının kitabında yazdığı gibi :

Deha : Çalışma + Şanslı Çevre koşulları

Devamını  izlemek için bu linki takip edebilirsiniz.

 

 

Sözcüklerin Gücü(Akeelah and the Bee)


 

Çocuklar ve eğitim için öneri isteyen arkadaşlarıma iletirken , blog ve web sayfamda yer vererek birçok kişinin de haberi olsun istedim.

Aslında 2006 yapımı bir film , fakat  çoğu kişi tarafından maalesef bilinmiyor.

Filmin içeriğini her zamanki gibi anlatmayacağım.

004562.3-lg

Filmin en etkili sahnesi ;

En derin kaygılarımız yetersizliklerimiz değildir.
En derin kaygımız, tahminimizden öte güçlü olan yanlarımızdır.
Kendimize şunu sorarız; bu kadar zeki, muhteşem, yetenekli ve harika olacak kadar kimim ki ben. Aslında neden olmayayım ki!.
Hepimiz içimizdeki tanrının görkemliliğini göstermek için bu dünyaya geldik ve ışığımızın parlamasına izin verdiğimizde diğerlerinin de bunu yapmaları için müsade etmiş oluruz.
– Bu sana bir şey ifade ediyor mu? der öğretmen. Akeelah cevap verir.
– Korkmamam gerektiğini.
– Neden korkmaman gerektiğini
– Kendimden. Öyle mi?

Önerilerim ; 

  • Ailece izlemeye çalışın ve bazı yerlerinde durdurun kendinizden örnekler vermeye çalışın.
  • Okulda görevliyseniz okulunuzda izletmeye çalışın. (Yapan arkadaşlar var , maalesef yapmayanlar daha çok :))
  • Öğrenci/çocuklarınızla izledikten sonra çıkarımlar yapmaya çalışın.

“Ben Kimim , Ne yapabilirim  ? “ diyen her yaştaki çoçuğumuzun  öz güven çerçevesinde izlemesi gereken bir film.

Filmi izlerken çok yönlü çıkarımlar elde edebiliyorsunuz.

 

  • Ekonomik/sosyal problemleri olan bir ailede , görmezden gelinen bir kızın öğrenmeyle mücadelesi ve kelimelere tutkunluğunun geliştirilebilir olması ,
  • Kendine güvenmeyen bir çocuğun başarmanın çalışmak ve kendine inanamaktan geçtiğini öğrenmesi ,
  • Anne ve koçun çocuklarını motive etmesinde gücün yine kendine inanmasında ve cesaret etme yeteneğini kazandırmasına bağlı olduğunu
  • Mücadele ederken karşısına çıkan zorlukların nasıl üstesinden geleceğini öğrenmesi
  • Filmde de geçen “sen istersen binlerce öğretmenin olur” desteğini alması ,
  • “Ben yapabilirim” cümlesini kurabilmek için  inanmanın şart olduğunu öğreniyorsunuz.

Çocukların yaşlarına göre izletebileceğiniz çok film var. İki tanesini ekleyip filmi bitirelim.

Biri Like Stars on Earth (2007) , diğeri ise özellikle satrancı özendirmek ve sevdirmek adına öğrencilerime de izlettiğim Bobby Fischer (1993 yapımı) filmdir.

Sizin de okulunuzda genel izlettiğiniz filmler varsa buraya ekleyebiliriz(oyunmerdiveni@gmail.com).

İyi seyirler,

 

 

 

 

9 – 3 ÷ 1/3 + 1 = ?


Wired haberini okuduktan sonra blogtaki arkadaşlarla paylaşma gereği duydum.

oyunmerdiveni.com adresi almama rağmen yeni sitemi düzenli hale getiremedim. Getiresiye kadar blog yazılarına devam edeceğim.

Baslıkta yer alan denklemi bulmanız isteniyor. Haberde detayı da var fakat ben burada direkt videoyu paylaşacağım.

Japonya’da çalışması yapılan populasyonun  %60 kadarı 20 saniye içerisinde bu soruyu doğru cevaplamış. Cevabına bakmadan siz de bu soruyu kalem veya hesap makinesi / bilgisayar olmaksızın çözmeye çalışın.

 

 

 

 

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_15


Alper Türedi sorularına devam ediyoruz.

Bursa’da 21 Mayıs 2016 tarihinde satranç,bilim atölyeleri  etkinliği yanında zeka oyunları ve resfebe atölyeleri de olacak.  Türkiye’de Bilim,satranç ve zeka oyunlarının buluştıuğu  bir ilk olan etkinlikte resfebe sorularını sevdirmeyi hedefliyorum. Burada daha çok basit resfebe soruları ile resfebenin tanıtımını yapacağız. Gerek yazı tahtasında gerekse kalemlerle resfebeler hazırlayacağız.

Alper Türedi ve diğer resfebe gönüllülerinin tüm soru listesini burada bulabilirsiniz.

 

Mayıs_2016

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_14


Alper Türedi sorularına devam ediyoruz. Özellikle 1-6.resfebeler  hoşuma gitti.

Cevaplarını öğrenmek isteyenler oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabileceği gibi yorum kısmına yazıp soru üreticisi Alper ile de yazışabilir.

Bursa’da 21 Mayıs 2016 tarihinde satranç,bilim deneyleri etkinliği yanında zeka oyunarı etkinliği de yapacağım. Türkiye’de de bir ilk olan etkinlikte resfebe sorularını sevdirmeyi hedefliyorum. Burada daha çok basit resfebe soruları ile resfebenin tanıtımını yapacağız. Gerek yazı tahtasında gerekse kalemlerle resfebeler hazırlayacağız.

Alper Türedi ve diğer resfebe gönüllülerinin tüm soru listesini burada bulabilirsiniz.

resfebeler13

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_13


Alper Türedi ‘nin soruları gittikçe farklılaşıyor , beğeniliyor.

Cevaplarını öğrenmek isteyenler oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabileceği gibi yorum kısmına yazıp Alper ile de yazışabilir.

Bursa’da 21 Mayıs 2016 tarihinde satranç,bilim deneyleri etkinliği yanında zeka oyunarı etkinliği de yapacağım. Türkiye’de de bir ilk olan etkinlikte resfebe sorularını sevdirmeyi hedefliyorum. Resfebe/zeka oyunları  severler Bursa’da 1 günlük olan festivale katılabilirler , kendi gruplarını getirebilirler.

Alper Türedi ve diğer resfebe gönüllülerinin tüm listesini burada bulabilirsiniz.

Yeni seri sorular :

resfebeler12

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_12


Alper Türedi sorularına 12 de 10 – 11 cevap verenler oldu , fakat 12 de 12 çıkmadı.

Alper Türedi’nin yeni ilginç ve deyim resfebeleri de var.

Bu serideki 6 soruyu da ekleyerek , resfebe severlerin kazanma olasılıklarını da arttıralım.

Yarışmanın devam ettiğini iletelim. Sonrasında alternatif cevapları da değerlendirerek kazananı açıklayacağım.(Güncelleme : 4 kitap kazanan Hanife Kaçmaz’ı tebrik ediyorum.Bugün tarafınıza gönderilmiştir.)

Alper Türedi resfebeleri ve diğer kahramanların sayfasına buradan bakabilirsiniz.

resfebeler11

 

Diğer 12 adet soru :

resfebeler10resfebeler9

 

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_11


Hanife Kaçmaz resfebelerine hızla devam ediyoruz. Basit sorularla ısındırmaya çalışıyor , zor sorular diğer serilerde gelecektir.

Önceki sorularını , diğer kahramanların resfebelerine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_10


Alper Türedi sorularının 7.serisi ile 8.serisinin sorularını 12 de 12 yapan ilk kişiye 1 kitap hediye edeceğim.

İlk 6 serisini burada  , 7.seriyi de aşağıda bulabilirsiniz.

Cevaplarını öğrenmek isteyenler oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabileceği gibi facebook sayfasında diğer katılımcılar ve soru üreticisi Alper Türedi  ile de yazışabilir.

7.seri Alper Türedi soruları : 

resfebeler9

8.seri Alper Türedi soruları : 

resfebeler10

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_9


 

Alper Türedi sorularının 7.serisi ile 8.serisinin sorularını 12 de 12 yapan ilk kişiye 1 kitap hediye edeceğim.

8.seriyi  , aşağıdaki 7.serinin yayınlanmasında sonra ileteceğim.

İlk 5 serisini burada bulabilirsiniz.

Cevaplarını öğrenmek isteyenler oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabileceği gibi facebook sayfasında diğer katılımcılar ve soru üreticisi Alper Türedi  ile de yazışabilir.

7.seri Alper Türedi soruları : 

resfebeler9

 

Resfebe Kahramanları İsim Listesi


Resfebe Kahramanlarımız :

  1. Ali Kılıç : Öğretmen , Zeugma serisi
  2. Ayşe Varol : Ana Okulu Öğretmeni , Belçika , Resfebe_1 serisi
  3. Eylül Eser : Lise Öğrencisi , Resfebe_1 Serisi
  4. Tümay Bekçi : Doktor , Resfebe_1 Serisi
  5. M.Alper Türedi :  Öğretmen , Yarışma Soruları Resfebe_1 Serisi Resfebe_2 Serisi , Resfebe_3 Serisi Resfebe_4 Serisi ,  Resfebe_5 Serisi  , Resfebe_6 Serisi , Resfebe_7 ve 8 , Resfebe_9 Serisi ,  Resfebe_10 Serisi , Resfebe_11 Serisi 
  6. Hanife Kaçmaz : Hemşire ve Anne , Resfebe_1 Serisi , Resfebe_2 Serisi

 

Ortaokulda tanışmış olduğum , yazın okul harçlığını çıkartırken çalışma monotonluğuna alışan  abi ve ablalarımı zinde tutmak için sorular üretmeye başlayınca zeka oyunlarına merakım giderek artmıştı. Lise ve üniversite yıllarında da yarışmalar ve birkaç dergide soru hazırlama girişimlerim 2008-2014 arası Türk Zeka Vakfı Oyun dergisinde devam etti.

Şimdi ise öğrencisinden akademisyenine , ev hanımından çalışanına kadar birçok kişi  sorularını gönderiyor , yarışma soruları hazırlıyor . Bilgi yarışması yaptığımız okullar , ortak etinlik düzenlediğimiz arkadaşlar da oldu. Şimdi eski günlerimi düşünerek arkadaşlarımızın heyecanını anlayabiliyor , sosyal faydamızdan dolayı da mutlu oluyorum.

Hem bu çalışmaları derlemek hem de diğer takipçilerin de yararlanması açısından kahramanlarımızı isimleriyle listeleyeceğim. Bu sayede emeklerini sergilemiş olacağız.

Siz de bu kervana katılmak isterseniz , (örnekteki format olması daha uygun) oyunmerdiveni@gmail.com adresine gönderiniz , beraber gözden geçirip yayınlayalım.

 

Bana ait resfebeleri resfebe kategorisi içerisinde veya anasayfadaki resfebe adı altında bulabilirsiniz.

 

Yakında resfebe nedir , nasıl çözülür sorularını bilimselliği de ekleyerek örneklerle anlatmaya çalışacağım.

 

 

 

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_8


Yeni bir resfebe kahramınımızı da sizinle tanıştırayım:

**** Hanife Kaçmaz ****

Resfebelere ve zeka oyunlarına ilgi duyan , çocukları büyürken çocuklarına da bu yaklaşımını aşılayan güzel resfebe örnekleri olan bir anne.

Alttaki resfebelerden de gördüğünüz üzere , resfebelerinin devamının geleceği açıktır.

Hanife Kaçmaz’ın da yeni güzel sorularını bekliyoruz.

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_7


Alper Türedi soruları oldukça sevildi , blogda da oldukça ilgi gördü.

Yeni yaklaşımların da olması hoş.

İlk Seri  , yarışma soruları ,   ikinci seri , üçüncü seri  , dördüncü seri  , beşinci seri Alper’in sorularına göz atabilirsiniz.

Cevaplarını öğrenmek isteyenler oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabileceği gibi facebook sayfasında diğer katılımcılar ve soru üreticisi Alper ile de yazışabilir.

Yakında yarışmalarımıza başlayacağız , takip ediniz.

Eğlenceli resfebeler :

Altı soruyu da cevap verenlere , ileriki günlerde sürprizim olacak.

resfebeler8 (1)

Eğitim Sistemi _ YGS 2016 – PISA Değerlendirmesi


Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra yöneldiği alanlardan biri eğitim olmuştur. Eğitimin önemini de “Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.” sözleriyle özetlemiştir.

Blogu takip edenler eğitim ile ilgili merakımı ve bu alandaki çabalarımı bilirler. YGS 2016 sınavları bitti. Son yılların analizlerini çıkartmaya başlamıştım ki ÖSYM zaten bir çalışma yapmış. (Geçen sene de yapılmıştı) Fakat ben bu çalışmayı PISA testi ile birleştirip , bir tablo halinde sunmaya ,iki alanı birleştirerek 15-18 yaş arası gençliğimizin eğitim kalitesini sizlere yansıtmaya çalışacağım.

Biliyorsunuz ki PISA Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma projesidir.PISA hakkında geniş bilgiyi daha önceki yazılarımda ayrıntılı anlatmıştım.

YGS ‘ye girenlerin 18 yaş ortalamasında olup , PISA testi 15 yaş ile 18 yaş karşılaştırması yapabileceğiz. Bu konuda uzman gözüyle değil , satranç ve zeka oyunu eğitmenliği ve eğitimle iç içe olan ve araştıran  biri olarak gözlemlerimi aktaracağım.

15 yaşındaki çocuklarımızın girdiği PISA ‘nın temel amacı, gençlerimizi daha iyi tanımak; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymaktır.YGS’nin mantığı da kısmen benzer fakat daha çok lisede öğrendiklerimizi tartan , değerlendiren bir yapısı var. Birazdan her ikisinin sonuçlarının olumsuz olacağını göreceğiz. Maalesef ki hem öğrenme isteklerimiz, derslerdeki performanslarımız ve öğrenme ortamlarımız (PISA)  standartların altında , hem de  derslerdeki öğrendiklerimiz ve okullar arasındaki eğitim sistemimizin dengesi standartların altında.

PISA 2012 uygulamasının sonuçları, OECD sekreterliği tarafından Aralık 2013’te açıklanmıştır ve http//www.pisa.oecd.org adresinden yayınlanmıştır. Ayrıca ülkemize ait sonuçlara ilişkin Ulusal Ön Rapor’a da “Raporlar” sekmesinden ulaşabilirsiniz. (Kaynak , Diğer kaynak )

PISA testi örneklerini İngilizce olarak  burada  bulabilirsiniz.Problem çözme , matematik soruları , bilgisayar tabanlı sorular , okuma ilgili sorulara linkleriyle birlikte yazının sonunda bulacaksınız.

2016 YGS sonuçlarından yola çıkalım :

ort

Öncelikle ilk tespitimi yapayım. 2 milyon 84 bin adayın 913 bini son sınfta okuyan öğrencilerimiz olduğunun altını çizeyim. Yani yarısından fazla şansını bir daha deneyen veya bölüm değiştirmek isteyen kişiler. Bu sonuç bile eğitim sistemimiz ve PISA’da ki amaç olan  öğrenme merakımızı ve tercihlerimizi ortaya koyuyor.

ANA DiLİMİZDE NE KADAR BAŞARILIYIZ ?

Her ne kadar Türkçe dersi kendi içinde tartışılsa da YGS sonuçlarına göre okuduğumuzu anlamak ve kendimizi ifade etmekte bile %50 performansın altındayız.

Ana dilimiz Türkçe’den başlayalım. Oktay Sinanoğlu’nun çabaladığı , Dünya dili rüyasıyla yaşadığımız ana dilimiz.

Verilere bir bakalım.Altta gördüğünüz üzere 3 yılın da benzer duruma sahip olması ,  ileişimin ve bilgi kaynaklarının hızla artmasına rağmen yerinde saymamız düşündürücü.

2016ygsistatistik2

Peki 15 yaşındaki öğrencilerimizin kendi dilimizdeki anlama becerimizdeki dünya standartında başarısı neydi?

PISA’da  farkımız daha da açılıp , gelişmekte olan ülkeler olduğumuzu gösteren,bilgi toplumundan uzak olan bir ülke olduğumuzu gösteren bir tablo  ile karşılaşıyoruz.

Altta 3  ana PISA (Okuma becerisi , Fen Bilimleri ve Matematik) tablosu göstereceğim. Öncelikle düzeyler hakkında bilgi verip , grafiği nasıl okumanız gerektiğini anlatayım.

PISA’da matematik alanında soruların zorluk derecesine göre, “1. Düzey Altı – Düzey 6” arasında 7 yeterlik düzeyi belirlenmiştir. En basit sorulara dahi cevap veremeyen öğrenciler 1. düzey altı grubunda sınıflandırılırken, en karmaşık ve zor olan soruları yapabilen öğrenciler 6. düzeydedirler.

ddMATEMATİK ve FEN BiLİMLERİ REZALET ÖTESİ

Fen Bilimlerinde 750.000 öğrenci bir tek soru bile yapamamış. Bunların da 33.000 bini sıfır puan çekmiş. (2015 te ise daha felaket , 42.551 öğrenci idi) . En fazla 3 doğru FEN sorusu cevaplayan 500.000 öğrenciyi de eklerseniz yarısına ulaşıyorsunuz.

2016ygsistatistik5

Grafiği görünce eminim %90 nınız bu ortalamaları tahmin edemezdiniz.Türkiye’deki (ÖSYM )bilgiye dayalı sorulardan yola çıkarak sorgulanan tabloda en fazla 3 doğru FEN sorusu cevaplayan 500.000 öğrenci var.

Anlatmak için basit bir örnek yapayım : Sınıfınızda 30 öğrenci var , 16 tanesi sadece 3 ve altı doğru cevap verebiliyor. (Fen Bilimlerinde 912 bin aday 40 sorudan 5,7 nete ulaşmış.)

Peki dünyadaki durumumuz nasıl ?

Orada işler daha da kötü. Kendi içindeki başarının kötü sonuçlarına bakarak dünya genelinde başarılı olmamız beklenmezdi. Aşağıdaki tabloda da 15 yaşındaki gençlerimizin üniversite yaşamlarına hazırlık olarak geçirecekleri dönem olan lise öncesi bu açığı kapatması gerekirken , yukarıdaki tabloda gördüğümüz üzere daha da geriye gidiyoruz.

sc

Bu sonuçlar, Türkiye’de 15 yaş grubu öğrencilerin çoğunluğunun fen alanında sahip olduğu bilgi ve becerilerin, en temel yeterlik seviyesinde olduğunu, bu yaş grubu öğrencilerimizin yüzdesel olarak hiç birinin 6. düzeyde yer alamadığını, sadece %1,8’inin 5. düzeyde yeterliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar da açıkça, bilimsel düşünce ve bilimsel düşünce için gerekli bilgi ve becerileri öğrencilerimize kazandıramadığımıza işaret etmektedir.

Fen Bilimlerinde duyarsız kalıyoruz. Çünkü toplum olarak gözlerimiz ve kulaklarımız bu konuya kapalı. Görmezlikten geliyoruz. Eleştirmeyip , üstelik bu sistemin başındakileri seçmeye devam ediyoruz. Sadece son yıllara değil , daha önceki yıllara da bakınız. Bilgi toplumu olmak istiyorsanız , ekonomik olarak gelişmek istiyorsanız önceliğiniz bu eğitim, başka yolu yok. O nedenle bizler gibi eğitimle ilgilenen kişiler özenle bu tür yazılar hazırlıyorlar.

Çok uzağa gitmemize gerek yok. 1923 ‘te Atatürk ” Bu millet ve memleket ilme, irfana çok muhtaç; tahsil yapmış, diploma almış gelmiş olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan başka, parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için Avrupa’ya, Amerika’ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz. İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanayi nerede varsa gidip, öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye çok zayıf kalır. Bunun yerine mecburiyet geçerli olur.” şeklinde durumun önemini o yıllarda belirtmiş ve yol göstermiş.

Birçok yazımda Finlandiya ve diğer ülkelerin eğitim sistemlerini anlatmaya çalıştım.

Diğer kıyaslamarı siz kendiniz yaparsınız.

MATEMATİK SEVMEYEN BİR TOPLUM MUYUZ?

Çevremdeki çoğu arkadaşım analitik , matematiği seven insanlar da olsa sosyal etkinliklerde konuştuğum gençler matematiği pek sevmiyorlar. Özellikle zeka oyunu yazarı olarak matematik ve mantık yürütme sorularından çok resfebe , kelime oyunlarının cazibesi de bu gerçekten kaynaklanıyor. Endüstri mühendisleri adaylarıyla yapmış olduğum proje / bitirme tezi / mühendislik proje yarışmalarında bile matematik yoğun kullanılmasına rağmen matematik alt yapısının ortalamalarda olduğunu söyleyebilirim. (Üniversitelerde bile yüksek matematiğin hayata/projelere uyarlanması tartışma konusu) 

Önce ÖSYM sonuçlarına bakalım. 3 yılda da grafik rezalet ötesi. Daha da kötü olan ise bundan hiç ders almayışımız. 

2016ygsistatistik4

Dünyada ise Fen Bilimleri kadar olmasa da yine toplum olarak geride kalmışlığın kanıtı görülebilir. Matematik toplumda ekonominin kullanıldığı zorunlu bir araç , hayatımızda önemi olan bir bilim olarak hiç önem vermemişiz. Okullarda ise hiç vermemişiz. Bu geri kalınmışlık için ders alıp , YGS ortalamasını da arttırmak adına hiç ilerleme kaydedemişiz.

Sonuç açık : Matematikte 912 bin aday 40 sorudan 7,9 nete ulaşmış.Sınava giren 2 milyon 84 bin adayın 350 bine yakın 0 , 150 bine yakın sadece 1 , 250 bine yakın sadece 2 , 200 binden fazlası da 3 doğru cevap verebiliyor. Yani tablo fen bilimleri kadar vahim.

Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, matematik alanında birinci sırada yer alan Şangay-Çin’de öğrencilerin %30,8’i 6. düzeyde ve %24,6’sı 5. düzeyde performans göstermişlerdir. Her iki düzeyde toplam %55,4’lük bir orana ulaşarak, öğrencilerinin yarısından fazlası en üst düzeylerde yer almıştır. Türkiye’de ise öğrencilerin %67,5’i 2. düzey ve altında becerilere sahiptir. Türkiye’de öğrencilerin sadece %1,2’si en üst düzey olan 6. düzeyde performans gösterebilmiştir. Türkiye’de yoğunluk 1. ve 2. düzey seviyesindedir. OECD ortalamasında, en fazla yoğunluk 2. ve 3. düzeyde toplanmıştır (%22,5 ve %23,7). Türkiye’de 1. düzey altı ve 1. düzeyde yer alan öğrencilerin yüzdesi, OECD ortalamasının çok üstündedir (sırasıyla %7,5 puan ve %11,5 puan fark). Şangay-Çin’deki öğrencilerinin sadece %0,8’i 1. düzey altında ve %2,9’u 1. düzeyde yer almıştır.

Peki bu durum için hiç önlem alınmış mıdır?

sx

Böylelikle 15-18 yaş öğrencilerimizin öğrenim kalitesini ortaya koyan 2 ayrı kaynaktan Türkiye eğitim sistemimizi sorgulamış olduk. Milli eğitim bakanlığının öğretmen kalitesi ve öğretmenlerin sistem içindeki önemini de kısmen ortaya çıkardık.. Öğretmenlerin kalitesinin sistemle birlikte ele alınması gerekir ki öğretmenlerin beceriksizliğinden çok performanslarını ortaya çıkaracak bir sistemin olmayışı, gelişitirilmesi gerektiği ele alınsın.

ÖSYM kendi sitesinde cinsiyete göre , puanlara göre birçok kriterlere göre analizlerini yapmış, siz detaylı bakarsınız.

Eğitim sistemimiz böyle iken , sistem ve öğretmenlerin kalitesini arttırmak için geç bile kaldık. Eğitim sistemimizin bu kadar açıkça performansı böyle iken öğretmenlerimizin bu sitemde gösterecekleri performans ne kadar iyi olabilir ? Türkiye gerçekten ilginçlikler ülkesi. Bu sistemin varlığına rağmen öğretmenlik meselğinin diğer ülkelerden önde olmasının bir izahı var mıdır, bilemiyorum .

Ben şahsen satranç/zeka oyunu eğitmenliği yaparak kısmen de olsa farklı bir katkımın olmasına çaba gösteriyorum. Siz öğretmenlerden ve eğitim sistemi kurucularından da Türkiye’nin gelişmesi ve çocuklarımızın geleceği için çaba göstermenizi beklerim.

 

 

 

 

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_6


Resfebe fabrikası üretmeye devam ediyor. Üreticimiz yine  Alper Türedi.

Bu seride çok beğendiğim soruların yanında , ilk defa denenen bir yaklaşım da var.

İlk Seri  , yarışma soruları ,   ikinci seri , üçüncü seri  , dördüncü seri Alper’in sorularına göz atabilirsiniz.

Cevaplarını öğrenmek isteyenler oyunmerdiveni@gmail.com adresine yazabileceği gibi facebook sayfasında diğer katılımcılar ve soru üreticisi Alper ile de yazışabilir.

Yakında yarışmalarımıza başlayacağız , takip ediniz.

 

resfebeler6 (2)

 

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_5


Alper Türedi’nin Soruları artık zor resfebe sınıfına girdi. Çözenlerin “iyi soru” betimlemeleri bilgisini almaya başladım. Ben de resfebe çözen biri olarak sorularını beğeniyorum.

İlk Seri  , yarışma soruları , resfebe zorluğu artan  ikinci seri ve üçüncü seri sorularına da göz atmanızı öneririm. Üçüncü seride yapılmayan , cevabı bulunamayan  sorular da var.

 

resfebeler5 (1)

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_4


Alper Türedi’nin Sorularının devamını bekleyenler için yeni bir seri daha :

İlk Seri  , yarışma soruları , resfebe zorluğu artan  ikinci seriye yer ayırmıştık.

Üçüncü Seri ise ;

resfebe3

 

Yeni Resfebe Kahramanları_2016_3


Alper Türedi’nin güzel resfebelerine devam ediyoruz. Biliyorsunuz ilkinde sorularını tanıtmış , soruları beğenilmiş ve özgün sorularını  yarışma sorularına da yer ayırmıştık.

Soruları gittikçe daha güzel hale geliyor.

İpuçları  sonra :

resfebeler5