Kısa Film Önerisi_The Sea Wind


Daha önce izlediğim zamanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyan , duygusal bir kısa film.

 

 

Same Place, Same Time, Tomorrow

Reklamlar

Film Önerisi _ Benim Babam , Benim Oğlum (Like Father, Like Son) ( Orginal Soshite Chichi Ni Naru)


Japon filmlerinden çok Hollywood bakış açısıyla  çekilmiş Hirokazu Koreeda filmi olarak karşımıza çıkıyor .

Başarılı bir iş adamının ve eşinin altı yaşındaki çocuğunun aslında kendisiyle kan bağının olmadığını ve gerçek oğluyla tanıştıktan sonra ikisi arasında yapacağı seçimin hikayesini anlatıyor. Cannes’da jüri özel ödülüne layık görülen filmin konusunu oldukça beğendim fakat filmin içinde konunun işlenmesi konusunda yönetmen daha iyi iş çıkarabilme olasılığını da eklemem lazım. 

35 adaylık , 15 ödülü olan filmin konusu her kültürde görebileceğimiz bir olaydır.

6 Yaşındaki çocugunuzun sizin olmadığını hastane tarafından size bildirilse , ne yapardınız?

Biz Türk toplumunda da anne-baba ile çocukların anlaşamadığı nokta olunca ” Bu çocuk bizden değil , bu çocuk karışmış olmalı” demiyor musunuz?

Evet , konu itibariyle güzel bir konu fakat filmde işlenişi hakkında eleştiri yapılmayı yönetmen hakkediyor.

70’li yıllarda bebek karışması olaylarını dramatik bir alt yapı ile anlatan yönetmen iyi bir başlangıç yapmış fakat farklı iki kültürdeki ailelerin yaşamlarını kıyaslaması tam bir hüsrana dönüştürmüş. Çocukların rollerini çok iyi oynaması takdire şayan fakat diğer yan rollerin özensiz olması da seyir akışını biraz da olsa etkiliyor.

Sherlock Holmes bakışıyla problemlerin gizemini çözmeye yanaşma yerine oğluna yeteri kadar vakit ayırmayan ve bundan gocunmayan, mükemmelliyetçi ve hırslı bir babanın öncesi ve sonrası ön planda tutulmuş. Annenin arka planda kalması da hikayenin önemini düşürüyor.

 

Luzhin Defence _ Satranç Film Önerisi ( Chess Movie Suggestion)


Satranç filmleri ile ilgili önerilerimi aktarmaya devam ediyorum. Bu konuda birçok soru gelmesi sebebiyle  sizlere önerilerimi aktarmaya devam edeceğim.

Trailer:

Luzhin Defence

 

İngilizce bilenler için nytimes’tan :

http://www.nytimes.com/movie/review?res=9901E1DD153BF933A15757C0A9679C8B63

John Logan’ın Kırmızı Adlı Tiyatrosu Üzerine


Uzun zamandır merak ettiğim John Logan’ın Kırmızı Adlı Tiyatro oyununa bugün gittim.

untitled

İlk bölümde oyunu anlatıp , ikinci bölümde kendi yorumlarımı ileteceğim. En son bölümde de Ressam ve yapıtları hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Özetle oyunun konusu;

Mimari devler Philip Johnson ve Mies Van Der Rohe’nin tasarladığı, New York’un en görkemli yapılarından biri olan Seagram Binası’nın tepesindeki ünlü “Dört Mevsim” restaurantında sergilenmek üzere bir seri müral siparişi verilmiştir. Fakat bu resimleri yapması istenen kişi sıradan biri değil, modern sanat algısının temellerini sarsan deha Mark Rothko‘dur. Sanat anlayışı üzerine yaptığı yorumlar ve sıradışı renkleriyle kendi üslubunu tüm dünyaya kabul ettiren ressam Rothko, bu oyun ile çalışpma atölyesinde yarattığı “ yeni bir dünya”nın tablosunu göstermektedir. Bu sıradan bir manzara resmi olmanın ötesinde, kendi renklerini oluşturan bir trajedidir. (Trajedi oldukça bahsedilen bir tema)Sanatçının üretim aşamasında yaşadığı katmanları, hayatın içinden bir dille, son derece gerçek bir biçimde sahnede görmek mümkündür. Asistanı Ken ile ressamın olası yaşam algısı üzerine yaptığı tartışmalar, bir sanatçının yaşamın gölgesindeki iç dünyasını çırılçıplak gözler önüne sermektedir.

bbb

Oyundan bir bölüm :

– Sana birşey sorabilir miyim?
– Sormanı engelleyebilir miyim?
– Gerçekten de siyahtan korkuyor musun?
– Hayır, ben ışığın yok olmasından korkuyorum.
– Yani körlük gibi mi?
– Hayır ölmek gibi.

John Logan’ın yazdığı, Eray Eserol’un çevirdiği Kırmızı oyununu İskender Altın sahneye koydu. “Speer” gibi rollerin unutulmaz oyuncusu Nihat İleri (Rothko) ile Turan Günay (Ken)ın oynadığı Kırmızı’nın dekor ve kostümü Şirin Dağtekin Yenen’e, ışık tasarımı Enver Başar’e ait. Oyun’dan 10 dakika önce sona eren 30 dakikalık bir film de gösteriliyor. Filmi izleyebilen seyirci oyuna daha konu bakımından daha hakim olabiliyor.(şiddetle öneriyorum) Oyunu sadece oyuncuların yorumundan izlemekte mümkün, hatta ayrı bir lezzet. Zaten ressamın hayatına dayalı çok kapsamlı, alınması ihmal edilmemesi gereken bir broşür de hazırlanmış.(Fakat Bursa’da bize verilmedi)

Oyun, 2. Dünya Savaşı sonrası Amerika’da ürün veren sanatçılar ve yaptıkları eserler 20. Yüzyılın 2. Yarısını etkiler. İşte Kırmızı bu dönemin en önemli sanatçılarından Mark Rothko (Marcus Rothkowitz, 1903-1970)’nun atölyesinde asistanıyla geçen inişli çıkışlı iki yılının konu olarak alıyor.

Yeni Resim

Rothko’nun broşürde Eserol’un çevirisiyle yer alan “Sanat, Gerçeklik ve Algılanması” makalesi şu sözlerle bitiyor;

“Bizim kavranmasını istediğimiz, ressamın da filozof gibi ifade ederken kullandığı dilin, kendi bağlamında derinlikli olduğu, her sanat ürününde aranması gereken derinliğin de felsefesinde saklı olduğunun bilinmesidir”

Yukarıdaki satırların da fikir verebileceği gibi plastik sanatların konu edindiği oyun görme şansının az olduğu düşünüldüğünde “Kırmızı” meraklısı için daha da önem kazanıyor.

Kişisel olarak olumlu / olumsuz düşüncelerimi de eklemek istiyorum.

2 saat süren (Avrupa’da 1,5 saat olarak geçiyor) başarılı yapıtı sadece 2 oyuncunun paylaştığı düşünülürse işlerinin pek kolay olmadığını söyleyebiliriz. Her ikisi de müthiş oyunculuklarıyla sahneyi doldurdular.

Dekor çok başarılıydı . Ses sistemi iyiye yakındı.  Ancak en ama en başarılı olansa kesinlikle ışık kullanımıydı.  Oyunun içerisinde sık sık ışık ve renkler bahsediliyor.Tual üzerinde renklerin hareket ettiğinden de bahsediliyor ve bunun yine az ışık sayesinde olduğu belirtiliyor.  Enver Başar ışık tasarımı konusunda çok iyi bir iş çıkarmış.

İzledikten sonra renklerin anlamlarını tekrar tekrar düşünüyor , evdeki beyaz ışığın eşyalar üzerindeki  pasif etkisini düşünüyorsunuz.

Beyazın ürkütücü olması düşüncesi sizi de düşündürüyor. Kırmızının birçok rengini düşünüyorsunuz. Tan rengi kırmızısı , ruj kırmızısı , şarap kırmızısı …Siyahın anlamını düşünmek zorunda kalıyorsunuz.

Rothko şöyle diyor: “Bir gün siyah kırmızıyı yutacak.”

Oyun içinde gök gürültüsü , kuş sesleri belirli oranda arka fonda oyuna iyi eşlik ediyor. Fakat oyunun birçok bölümünde müziğin bittiği anlarda devam eden plak sesi oldukça seyirciyi rahatsız ediyor (ki bence oyuncular da rahatsız oluyorlar) . Özelleikle dramatikleşen sessiz anlarda arka fonlardaki sesler , sessizlik içindeki düşük vurguları bastırıyor.

Son olarak Mark Rothko’nun kim olduğunun , eserlerinin özelliklerinden bahsedip yazımızı sonlandıralım.

1903 Rusya’da doğmuş , 10 yaşında Amerika’ya taşınmış 66 yaşında ölmüştür.

Photo_of_Mark_Rothko_by_James_Scott_in_1959

Mark Rothko

rothko

Kendi portresini çizerek zoru başarmış. Tiyatrodan önce  bu resmin detayı anlatılıyor.

red-on-maroon-mural

Red on Maroon Mural

Diğer eserlerini kendi web sayfasından bulabilirsiniz.(http://www.markrothko.org/)

Oyun 2010 Drama League Ödülleri‘nde Öne Çıkan Oyun Prodüksiyonu Ödülü kazandı

Tony Ödülleri‘nde ise yedi dalda aday gösterilen oyun altı ödül kazandı.

  • En İyi Oyun
  • Oyun Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Eddie Redmayne
  • Oyun Dalında En İyi Yönetmen – Michael Grandage
  • Oyun Dalında En İyi Sahne Tasarımı – Christopher Oram
  • Oyun Dalında En İyi Işık Tasarımı – Neil Austin
  • Oyun Dalında En İyi Ses Tasarımı – Adam Cork

http://www.tonyawards.com/p/tonys_search

Aynı zamanda da 2011-2012 Sanat  Kurumu Ödülleri

En iyi erkek Oyuncu : Nihat İleri

En İyi Çeviri : Eray Eserol

Xii.Direklerarası Seyirci Ödülü

En İyi Yardımcı  Erkek Oyuncu :  Turan Günay  ödüllerini almışlardır.

İyi seyirler ,

Ve .. Sonraki Hayattan Kırk Öykü(Forty Tales from the Afterlives)


Kitabın içeriğiyle ilgili  fazla birşey söylemeyeceğim. Çünkü İsmet Berkan durumu gerçekten iyi özetlemiş.

Bilimi yaşatan , bilimi bizlere sevdiren nadir yazarlardan biridir. Son yıllarda böyle yazarlar sadece bazı dergilerde olduğunu da hatırlatayım.

Hürriyet gazetesinde yazdığı yazdığının içeriğini mutlaka okuduktan sonra kitapla ilgili yorumları okumanızı öneririm.

Guardian gazetesinin Science ekinde David Eagleman ile yapılan ropörtaj ve videosu   için:

http://www.guardian.co.uk/science/2010/apr/04/david-eagleman-40-afterlives

Eski Pulp solisti Jarvis   Cocker‘dan ve Stephen   Fry‘dan Sum okuması dinlemek için:
8524b001-90dc-4f83-bd76-7cbaec717743

Ön yazı :

Öldükten sonra başımıza neler gelir? Ve bu   insanlığımız hakkında bize neler söyler?

Sonraki hayatta Tanrı’nın bir   bakteri boyutunda ve varlığınızdan tamamen bihaber olduğunu keşfedebilirsiniz ya   da yanınızda yalnızca hatırladığınız insanları bulabilirsiniz. Kimi sonraki   hayatlarda tüm yaşlarınıza ayrılmış halinizdesinizdir, kimisinde kredi kart   kayıtlarınıza bakılarak yeniden yaratılırsınız, kimisindeyse aslında   olabileceğiniz ama olmadığınız kişiliklerinizin moral bozucu varlıklarıyla   birarada yaşamanız gerekir.

Eagleman aynı anda hem komik, hem hüzünlü hem   de sarsıcı olabilen kurmaca öyküleriyle geleneksel kavramlar kulesini yerle bir   ediyor ve bizlere kendimizi ‘burada’ ve ‘şimdide’ görmemizi sağlayan, büyüleyici   bir mercek sunuyor. Dudak uçuklatıcı bir hayal gücüne dayanan bu öykülerin   kökleri bilime, romantizme ve gizemli varoluşumuza yönelik huşuya dek uzanıyor.   Bu kitap, ölüm, ölümsüzlük, ümit, aşk, biyoloji ve insanlığımızın yepyeni   çehrelerini ortaya çıkaran arzunun bir karışımı.

synethesia

İngilizce açıklama :

At once funny, wistful and unsettling, Sum is a dazzling exploration of unexpected afterlives—each presented as a vignette that offers a stunning lens through which to see ourselves in the here and now.  In one afterlife, you may find that God is the size of a microbe and unaware of your existence. In another version, you work as a background character in other people’s dreams. Or you may find that God is a married couple, or that the universe is running backward, or that you are forced to live out your afterlife with annoying versions of who you could have been.  With a probing imagination and deep understanding of the human condition, acclaimed neuroscientist David Eagleman offers wonderfully imagined tales that shine a brilliant light on the here and now.
untitled

Kitabın arkasında ne yazıyor?

Guardian, Chicago Tribune, Scotsman ve Barnes and Noble 2009un en iyi kitapları
seçkilerinde

-“Bu yıl Eaglemanın Ve…sinden
daha baş döndürücü bir kitap okuyamazsınız.” Stephen Fry

-“Küçük bir büyük fikirler kitabı…Her öykü yeni bir Cennet.”
Brian Eno

-“Eagleman gerçekten farklı.
Ve…yi okuyun, büyülenin. Tekrar okuyun, tekrar büyülenin.” Time

-“Bu nefis ve düşündürücü öykü derlemesi, son
sayfa çevrildikten çok sonralari dahi okuyucunun zihnine musallat olmayi
sürdüren o tuhaf, sınıflandırılması güç kitaplar kategorisine ait.” Alexander
McCall Smith, NY Times

-“Şaşırtıcı derecede
orijinal… Dudak uçuklatacak kadar dahice.” Geoff Dyer, Observer

-“Ve.. dünyanızı ihtimaller ile
zenginleştirecek ve bunu yaparken size bir insanın hayal gücünün ne kadar derin
ve gizemli olabileceğini gösterecek.” Mary Postgate, Scotsman

-“Gerçekten muhteşem. Öykülerin yaratıcılığı,
anlaşılırlığı ve zekiliği ile tüm kitaba hükmeden dinginlik birleşerek ortaya
tamamen özgün bir yapıt çıkarıyor.” Philip Pullman

Öldükten sonra başımıza neler gelir? Ve bu insanlığımız hakkında
bize neler söyler?

Okuduktan sonra yorumlarınızı bekliyorum.

Kısa Film Önerisi _ İşaret Dili (Ödüllü)


Duygu yüklü , zaman zaman tebessüm edeceğiniz ödüllü kısa film.

 

Sign Language – Multi-Award Winning short film – Director’s Cut

Satranç Film Önerileri


Satrancın yararları konusunda internette bulabileceğiniz çok kaynak var. Satrancın heyecanını anlamak adına sadece bir turnuvaya katılmanız yeterli.

Satrancın tarihi ve ünvanları ile ilgili yazıyı daha önce yayınlamıştım.

2012 yılının başında yapılan çalışmalar esas alınarak bazı istatistik bilgiler çıkarılmış. 1953,7 ortalama derecesi olan 133.549 satranç oyuncusu dikkate alınarak yüksek ortalamaya sahip bu tüm oyuncuların en çok nerede yaşadıkları incelenmiş.Birinci sırada şaşırtıcı bir şekilde Almanya , ikinci sırada Rusya ve üçüncü sırada İspanya olmuş. Türkiye ilk 19 sıraya girememiş! Araştırmanın detayına ilgili yazıda belirtmiştim.

Maksimum ve minimum yerleştirilebilecek satranç taşlarının çalışmasını da sizlerle paylaşayım. Zeka oyunları severler bu konuyu da severler.

Gelelim Öneri Satranç Filmlerine :

masum_hamleler

 

Filmlerin detayına inmeden kendi ve IMDB puanlarına ekledim ki , seçiminizi kendiniz yapınız.

  1. Searching for Bobby Fischer (1993) IMDB : 7,5  Sedat : 9

Uzun zamandır satranç ile ilgili eğlenceli bir film arıyordum . Daha önceleri  1993 yapımı Searching for Bobby Fischer (Masum Hamlemeler ) filmi tadı damağımda kalmıştı. Bu filmi izledikten sonra satranç oynama isteğim daha da arttı .Birçok veli ve öğretmen arkadaşa önerdikten sonra beklediğim pozitif geri bildirimler aldım.Açıkçası 1993 yılından sonra satranç ile ilgili daha iyi film yapılamadı.

Satranç kurslarının başında ilk izletilecek filmlerden biri olmalı.

2) Satrancın Kraliçesi Joueuse  (1993) IMDB : 6,9 Sedat : 7

Satrancın Kraliçesi Joueuse siparişini DVD satan arkadaşıma söyledim , siparişini verdim. 1,5 ayda filmi buldu ve bugün teslim etti. 5 film birden almama rağmen eve gelir gelmez bu  filmi izlemeye başladım.Film zor bulunuyor fakat aradığınıza değecek.

Samimi , yalın  , satranç oynama isteği yaratan bir film olmuş.Önereceğim filmler arasında yer alıyor.

3) Luzhin Defence : (2000) IMDB : 7 Sedat : 7

Bu filmi daha önce blogda bahsetmiştim. Nytimesin haberi de detayda var.

4) Pawn Sacrifice  (2014) IMDB : 7 Sedat : 7

2014-15 yılında sabırla beklediğim fakat politik unsurların oldukça öne sürüldüğü , beklentimi karşılamayan bir satranç filmi .

5) The Tournament   (2015) IMDB : 5,5 Sedat : 6

Eh fena değil dediğim bir satranç filmi  The Tournament 

Filmin sonundaki çocuk sahnesi için film seyredilir.

6) Life of a King   (2015) IMDB : 6,9 Sedat : 7

Çocuklarla izlenecek bir film.

Diğer kaynaklardan oluşturdğum liste :

***  Chessbase in film listesi gayet güzel.

*** IMDB ‘nin  satranç filmleri ile ilgili filmlerin önerisi burada yer alıyor.

*** Wikipedia ‘nın listesi de daha geniş.

Youtube izlenme sayısı 25.000 geçen  birMagnus  Carslen videosu.Edit: Geçenlerde de 70 kişiyle simultane yaptı.

Müziği,çekimleriyle harika bir video.Bodrum’da Pınar ile  bu tür satranç oynamıştım . Sonrasında  Burcu ve Ebru ile Gökçeada’da fotoğraflar çekilmiştik. (Edit : Mayıs 2016 gibi de EKER ile bir satranç , zeka oyunları şenliği çalışma yapacağız)

Sinema Önerileri


 

Bilim kurgu  filmleri genelde yaratıcı olması gerekir, beklentisi yüksektir.

Beklentilerimi karşılayan sinema  listesi :

1) Inception

2) The Matrix

3) Fermat’s Room (Zeka oyunları üzerine güzel bir film)

4) Cube 1 – 2 – 0 series (matematikle iç içe bir film)

5) Exam : Fermat’s Room’a benzer bir film.

Film tercihlerimi beğenenler için IMDB listemi paylaşıyorum.

Bu liste benim beğeni dereceme göre listelenmiştir. Aynı zamanda IMDB puanı da yanında verilmiştir.

http://www.imdb.com/title/tt1258197/?ref_=nv_sr_1

 

http://www.imdb.com/user/ur45023901/watchlist?ref_=wt_nv_wl_all_0&sort=your_rating,desc&mode=detail&page=1

 

 

 

 

Kitap Önerileri


Özellikle zeka , mantık ,akıl,deney   kavramları üzerinde yazılan kitap  önerilerinizi  paylaşarak diğer okurların okumasını sağlayabilirsiniz.

Zeka , matematik alanlarıyla ilgili  okuduğum kitaplar listesi :

1) Vida ile Tornavida

2) HAH Buldum  (Tübitak’tan hediye )

3) Pentapleks  (Tübitak’tan hediye )

4) Zeka Oyunları Serisi (Tübitak’tan hediye )

5) Bunu Ancak Dr Ecco Çözer

6) Pi Çoşkusu

7) Dr. Ecco’nun Şaşırtıcı Serüvenleri

8) Gündelik Bilmeceler

9) Enigma

10) Keşifler ve İcatlar

11) Ulusal Antalya Matematik Olimpiyatları (Tübitak’tan hediye )

12) Başına Buyruk Beyin

13) Solucanlara Piyano Çalan Adam

14) Ve… Sonraki Hayattan Kırk Öykü

15) Eminim Şaka Yapıyorsunuz Bay Feynman – Meraklı Bir Şahsiyetin Maceraları

16) Doğadaki Son Çocuk

17) Toplumsal Cinsiyet Yanılsaması

18) Beynin Gizli Hayatı – David Eagleman

19) Bir Psikiyatristin Gizli Defteri

20) Google’da Çalışacak Kadar Akıllı mısınız?

Okuduğum kitaplar oldukça listeye ekleyeceğim.

Siz de yorum kısmına önerdiğiniz kitapları yazmanız halinde bir liste olarak tekrar güncelleyebiliriz.