Bursa Çocuk Yetenek Şenliği _ 2018


Daha önce EKER Meydan’da   Satranç , Akıl Oyunları , Bilim Gösterileri , Doğal yoğurdun hikayesi ile birlikte sosyal sorumluluk projesinde tanışmış olduğumuz Sevgi Uyumaztürk  Çocuk Yetenek Şenliği ile ilgili hayalini bana anlatıp destek isteyince duraksamadan “Evet” dedim. Bursa’nın Yetenek Şenliği’ne çok ihtiyacı olduğunu , geç kaldığını düşünenlerdenim.

PEPEE’nin de yetenek ilişkilendirmesi ve pazarlamada etkin kullanılmasıyla Yetenek Şenliği daha da önemli bir tablo haline geldi.

Benim ilgi alanlarımın içeresinde olan eğitim/yetenek süreci konusunda nasıl bir destek verebileceğimi düşünmeye başladım .  Resim yeteneği olan ekibimle (Resim öğretmeni / Endüstri Mühendisleri ) beraber soruları hazırlamaya başlayarak 2 atölye ile adım attık. Diğer taraftan şenliğin olmazsa olmazlarından akıl / kutu oyunları firma arayışına başladık.

Akıl Oyunları / Satrancın kapsamını  organizasyonlardaki ekip arkadaşım Mehmet Durak ile şekillendirdik.

Aslında beni heyecanlandıran kısım yetenek atölyeleri çeşitliği olmuştu. Tüm atölyelerin koordinatörlüğünü de seve seve kabul ettim.

Yetenek atölyelerinde soyut düşünme , akıl yürütme , strateji geliştirme , analitik düşünme , el göz koordinasyonunun geliştirilmesi , planlama ve zaman yönetimi gibi önemli kavramlara odaklanarak bize destek olacak atölyeleri organize etmeye çalıştık.

Bu şenliğin genel bilgileri ve farklı taraflarını özetle listeleyip , sizi bazı video / fotoğraflarla baş başa bırakmak istiyorum . Tüm etkinlik bilgilerine (fotoğraf , rakamlar…)  hayalin sahibini Sevgi Uyumaztürk‘ün kendi sitesinde bulabilirsiniz.

Genel Bilgiler :

  • Katılım sağlayan çocuk sayısı ortalama 6500 , ebeveynlerle beraber  ortalama 19.000 kişidir.
  • Anne ve babaların meslekleri dağılımı ; %18 Ev Hanımı ,  %32 Özel sektör , %37 Öğretmen/Memur olup  Sosyal Sorumluluk Projesi anlamında  tüm gelir dağılım ailelerine ulaşma  hedefi tutturulmuş  gözüküyor.

Fark Yaratanlar :

Sosyal Sorumluk :

Gönüllülerle yapılan yiyecek / içecek  satışlarının bağışlarını  sosyal sorumluluk projemizde kullanarak hedefimizi geliştirdik.

  • HETADER’e yapılan bağış ile 1 çocuğumuzun  bir yıllık eğitimini karşıladık. 
  • 500 fidan dağıtılarak katılımcıların bir kısmının dikili ağacı olmasını sağladık.
  • Yeşilay  ise atölyelerle kendilerini tanıtarak varlıklarını sergilediler.
  • Milli Takım Antrenörü ile birlikte satranç hakkında bilinmeyen konular hakkında söyleşiler yaparak , katılımcıların bilgi sahibi olmasını sağladık.

Değer Yaratanlar : 

  • Halka açık ücretsiz olması ,
  • Pepee’nin Bursa’ya kazandırılması sağlanması ,
  • At Yetiştirme Çiftliğinde yapılan etkinlikte hayatında ata binmemiş çocuklarımızı ilk defa ata bindirilmesi ,
  • Doğa ile iç içe olan  hipodromun halka açık olduğunu gösterilmiş olması ,
  • 3 adet satranç simültanesi (9 masaya karşı) yapılması ( Bir simültaneyi 10 yaşındaki İbrahim Melik Durak yapmıştır. )

 

Mangala turnuvası  , diğer kutu oyunları , Resfebe yarışması , BTM ‘nin bilim gösterileri , Veysel Bozdağ’ın sihirbaz gösterileri ve etkinleri , Kil yapımı , yüz boyama , telden araba , ahşap şekillendirme gibi etkinliklerle de misafirlerimizi ağırlamaya çalıştık.

 

Birkaç fotoğraf ve video :

Satranç Simültane

IMG_6418

Resfebe ve Satranç Ekibi

IMG_6427

https://www.instagram.com/cocukyeteneksenligi/

İnstagram adresinde fotolorı görebilirsiniz.

Drone kullanılarak yapılan şenlik özeti :

 

Reklamlar

Dehanın Sırları Bir Dahi Yetiştirmek – Satranç


Kadın ve erkeklerin beyinleri arasındaki farkı,işleme biçimlerini anlatan ; satranç yeteneğinin doğuştan gelmediğini anlatan , Susan Polgar’ın satrançtaki başarısını anlatan ” Dehanın Sırları Bir Dahi Yetiştirmek “ bir Geographic videosunu izlemenizi öneririm.

Psikolog olan babası , Mozart örneğinden yola çıkarak özel eğitimin , Allah vergisi yetenekten daha önemli olduğu tezini gerçekleştirmek için çocukları üzerinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Babasının kitabında yazdığı gibi :

Deha : Çalışma + Şanslı Çevre koşulları

Devamını  izleyelim.

Bu videoyu beğendiyseniz ve yararlı bulduysanız  , size  2016 yılı içerisinde  okuduğum müthiş bir kitabı tavsiye edeceğim.

Matthew Syed — Sıçrama

Bu kitabın bir bölümünde Polgar kardeşlerin başarısı anlatılıyor.

Syed  , kitapta önce kendi başarısının sebeplerini ardından da gerek sporcu gerekse müzisyenlerin başarı sebeplerine değinerek beynimdeki yetenek algısını yerle bir etti. Araştırmalara göre üstün başarıyı sağlamak için ne kadar çalışmak gerekir sorusuna sanattan bilime, masa oyunlarından tenise, herhangi bir karmaşık görevde dünya liginde bir yere,satrançta  gelmek için en az on yıl amaca yönelik etkin çalışmanın gerekli olduğu cevabı çıkıyor.
Kitapta Batı Florida Üniversitesi İnsan ve Makine Bilişsellik Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapan Paul Feltovich’in bir sözüne yer veriliyor;

“Uzmanlık zengin deneyimlerden ve yoğun emekten doğan uzun zamanlı bir gelişim sürecidir. ”

Syed de tam olarak bunu vurguluyor, uzmanlık uzun bir tecrübe ve derin bir bilgi gerektirir.”

Kitapta beni etkileyen diğer bir bulgu ise on bin saat kuralı. Malcolm Gladwell’in kitabından alıntı yaparak aktarılmış olan bu kural; en iyi olmak için ortalama on bin saat, iyi olmak için sekiz bin saat, o işi icra edip, öğretebilmek içinse ortalama dört bin saat pratik yapmış olmayı gerektirdiği idi. Bunu da çarpıcı örneklerle pekiştiriyor.Örneğin Mozart daha altı yaşındayken geride üç bin beş yüz saatlik bir çalışma sürecini geride bıraktığını belirtiyor. Kitapta TigerWoods’tan Williams kardeşlere kadar çok çarpıcı örnekler var. Özellikle de Williams kardeşlerin başarısının doğumdan önce kararlaştırılması inanılmaz bir tez olmuş.

On bin saat kuralı neden önemli ?

Çünkü velilerimiz , öğretmenlerimizin  hatta (yöneticilerimizin bizlerden) çocuklarımızdan  beklentileri kısa sürede başarı olduğu düşünülürse , bu önemli konuyu eğitmen ve velilerle birlikte  etraflı olarak masaya yatırılmasının tam zamanıdır.

Bu konuda düşünceleriniz olduğunu varsayarak , yorumlarınızı bekliyorum.

Zeka Oyunlarının Beyin Üzerindeki Etkisi


Öncelikle bu konu hakkında pek Türkçe yayın olmadığı , bilimsellik ve eğitimden uzak bakış açılarımızın da zayıfladığı düşüncem maalesef devam ediyor.

Fide World Team Championships  maçlarını izlerken (bugün son tur oynanıyor ve Türk Milli takımı tarihin en iyi sonucuna ulaştı. Yazımı bitirdiğimde muhtemelen maçlar da bitmiş olur.Eğer yenersek Gümüş Madalya Alma Şansımız var. Sadece Amerika’ya yenildik , diğer 7 turda namağlup olarak turnuvanın en gözdeleri arasında gösterildik) , site fotoğraflardan yola çıkarak güzel bir haber yaptı.

 

Haberin kısaca özeti şu :

Japonya’daki RIKEN Beyin Bilim Enstitüsü’ne bağlı Anlayışsal Beyin Haritalama Laboratuvarı’ndan Keiji Tanaka yönetimindeki bir grup Japon bilim adamının yaptığı araştırma, profesyonel satranç oyuncularının kritik hamleleri yaparken amatör satranç oyuncularından farklı olarak beyinlerinin iki kısmını da kullandıklarını gösterdi.

Şogi adı verilen Japon satrancı oyuncuları üzerinde yaptıkları araştırmayı Science dergisinde yayımlayan bilim adamları, amatör satranççıların sadece beyinlerinin yan lobundaki ”dörtgen lopçuk” adı verilen bölgeyi kullandığını, buna karşılık profesyonel satranç oyuncularının ise dörtgen lopçuğun yanı sıra, beynin iç kesiminde yer alan ”kaudat nükleus” adı verilen bölgeyi de kullandıklarını belirledi.

Çok teknik detaylara girmemizin anlamı yok. Daha önce görsel zekanın üst düzeyde kullanıldığını Dehanın Sırları yazımda belirtmiştim.

Psikolog olan babası , Mozart örneğinden yola çıkarak özel eğitimin , Allah vergisi yetenekten daha önemli olduğu tezini gerçekleştirmek için çocukları üzerinde önemli çalışmalar yapmıştır.

Babasının kitabında yazdığı gibi :

Deha : Çalışma + Şanslı Çevre koşulları

Devamını  izlemek için bu linki takip edebilirsiniz.