Dokunulmamasını istediğimiz beden haritamız (Araştırma)


Bu tip çalışmaları okumayı seviyorum. Gözlemlerimizin verilerle karşılaştırmasını yapıyor,okuduklarınızın veya başka kişilerin görüşlerini analiz edebiliyorsunuz.

Her ne kadar kültürden kültüre değişiklik de gösterse size ortalama bir fikir verebiliyor.

Öncelikle çocuklarla ilgili videoyu  izleyelim ve araştırmamıza devam edelim.

Araştırma Oxford and Aalto University tarafından yazılmış. Detaylarına bakabilirsiniz.Finlandiya , İtalya , İngiltere,Fransa  ve Rusya’dan 1368 kişiyle  çalışma oluşturulmuş.

Çeşitli kişilerin (arkadaş,anne ,baba,kız kardeş,erkek kardeş,yabancı,tanıdık,…) elleriyle bedenlerini elledikleri yer göre rahatsız veya rahat hissettikleri üzerine soru sormuşlar.

Alttaki grafikte gördüğünüz üzere bedenin önünden ve arkasından dokunabileceği kişilerin koyu renkten açık renge kadar derecelenmesini vermişler. Eşler dışında birinci derecede mahremiyet sınırımızın olması , insanoğlunun en tipik özelliği. Ahlak duygumuzun kanıtı.Kadınların , yabancı kadınlara ait bir rahatsızlık duymamaları da şaşırtıcıdır.

Kırmızı ve siyah bölgeler dokunulmamasını istenmeyen yerler olup , mavi bölge yasaklı bölge olarak ifade edilmiş.

Kırmızı ve siyah bölgeler dokunulmamasını istenmeyen yerler olup , mavi bölge yasaklı bölge olarak ifade edilmiş.

Erkekler için bu durum daha çarpıcı. Kız kardeş ve akraba kadınların dokunabilecekleri yer , yabancı kadınlara göre daha az.

Gerçekten şaşırtıcı.

Güncelleme :

Yeni bilgiler eklendi. İngilizce bilenler için ekliyorum.

http://www.techinsider.io/where-women-and-men-like-to-be-touched-2015-10

screen shot 2015-10-27 at 5.00.18 pm

Kız kardeş ve akraba kadınların dokunabilecekleri yer , yabancı kadınlara göre daha az.

Reklamlar

Ahlaki İlkeler Doğuştan mı Geliyor ?


Tüm anne-baba ve eğitimcilerin ” Bebeklerin Ahlaki Yaşamı” kitabını okumasını , burada yer alan videoyuyu birkaç kez izlemenizi tavsiye ederim.Video sonunda nezaket , fedakarlık , bencillik , adalet , bağnazlığı doğuştan barındırdığımız yer alıyor. Yazının başında da Paul Bloom “Geçenlerde araştırmacılar 1 yaşındaki bir erkek bebeğin kendi eliyle adaleti yerine getirişine tanık oldular.”diyerek çarpıcı şekilde konuya giriyor.

Çok fazla kaynaktan ,  bu konuyu araştırabilirsiniz , fakat video çalışmayı güzel özetlemiş. Üstelik alt yazı Türkçe’si de mevcut.

Aslında bebekler konuşamadıkları için , bebeklerle ilgili deney fikri zayıfmış. Hatta bebkleri bizleri uyutmayan, zır zır bağıran küçük canavarlar olarak gördüğümüz de oluyor :) Fakat 1980’lerde bebeklerin gözbebeklerini ve gözlemlerini kullanarak bir çalışma yapılmasına karar verilmiş. Bebekler ilgisini çeken obje ve canlılara uzun süre bakar ,sıkıldıklarında ise başka obje veya canlı ararlar.

Kitapta birçok örnek olay var. Yardımlaşan kukla ve köstek olan kukla üzerinden 3-6 ayık bebekler üzerinde önyargı üzerinden tercih etmeleri isteniyor.

Videoda yer alan bir çalışmayı kısaca anlatmak gerekirse  3 kukladan sarı olanı çizgili kuklaya yardım ederek kutuyu beraber açıyorlar. Sonrasında mavi kukla ise çizgili kuklayı engelleyerek kutunun üzerinde duruyor ve kutuyu açmasına izin vermiyor. Konuşamayan , yorum yapamayan bebeğe yorumlaması için  sarı ve mavi kuklalar uzatılıyor ve beklenildiği gibi iyilik kazanıyor ve %75 gibi büyük oranda yardım eden sarı kukla seçilerek deney gerçekleşiyor.

İyilik ve kötülüğü bebeklerin gözünden anlamanının diğer bir yolu da bebeklerin uzandıkları objeler… Bebekler bildiğiniz gibi hoşlandıkları nesnelere uzanırlar veya hoşlandıkları kişinin uzattığı objeyi tercih ederler.Kitapta yer alan çalışmalarda benzer örnekler en iyi şekilde ifade edilmiş.

İngilizce olarak yeni bir çalışma daha yapılmış. Merak edenler için ekliyorum

Son olarak bir kitaptan okuduğum ahlak ile ilgili bir yazıyı size de ileteceğim :

Ateş,su, ve ahlak bir yolda buluşmuşlar.Tanıştıktan sonra bir muhabbete tutuşmuşlar.Başlamışlar kendilerini tanıtmaya.

Ateş başlamış söze.
Bendeniz ateş: Ben demiş aşığımdır kimi zaman karanlıklarda,kimi zaman soğuklarda ısınmaya sebebim.Kimi zaman güneşim,kimi zaman bir kor parçasıyım yakarım hoşuma gitmediğinde önüme ne gelirse.Çok iyiyimdir.Benden çok kere istifade edilebilir der ve ekler ateş.Fakat bir sinirlenirsem yakarım etrafımda ne varsa kimi zaman yangın olurum ansızın yakalarım en boş anlarda der.Onun için benimle aranızı iyi tutun der.

Bendeniz  su: Hayat kaynağımdır.Yokluğum çok kötüdür.Ben olmazsam yaşayamaz mahlukat.Her hayatta ben varım der.Benim olduğum yerde hayat.Sonra başlar ateşin yaptığı gibi zararlarından bahsetmeye.

Fakat der ben bir kızarsam sel olurum bazen,bazen bir fırınayla gelirim ne varsa yutarım der.Onun için benle aranızı iyi tutun” der.

Bendeniz ahlak:” Hayat düzeninde benim yeim başkadır der.Benim hiç bir kötülüğüm yotur.Kimseyide tehdit etmem der. ”

Sonra ateş girer söze
“Ben bu arkadaşlığı çok sevdim der.Hani olurda bir gün birbimizi kayubedersek nasıl buluşacağız” der.

Su derki “Beni kaybederseniz eğer bir yağmur gördüğünüzde kaçmayın yaklaşın ben orada olurum” der.

Ateş derki beni kaybederseniz eğer bir duman görürsenin,bir sıcaklık hissederseniz hemen gelin ben orada olurum der.

Sıra gelir ahlaka;
“Siz siz olun beni sakın kaybetmeyin der.EĞER BENİ BİR DEFA KAYBEDERSENİZ BİR DAHA BULMANIZ MÜMKÜN OLMAYABİLİR”

Tourette Sendromu Nedir?


Sigmund Freud demiş ki “Sevebilen ve çalışabilen insan sağlıklıdır.” .

Geçenlerde izlediğim bir kısa filmde Tourette Sendromunu anlatıyordu. Yazıya dönüştürüp , arşivimde olmasını istedim.

Tourette sendromu nedir?

Tourette sendromu kompleks bir nevrolojik-psikiyatrik hastaliktir. Ana semptomlari sürekli degisen ve yogunlugu siddetli bir sekilde degisim gösteren motorik ve vokal tiklerdir. Baslangici sürekli çocukluk çaginda veya gençlik çagindadir. Akisi ise kroniktir.

Ne gibi tiklerden bahsediyoruz?

Motorik tik altinda, esasen bütün vücutta olusabilen ve fakat en sık yüz ve bas bölümünde yerlesen irade olusan kasil sarsilmalari (Örn. Göz kirpmasi, yüzünü çarpitici yüz hareketleri, bas sallama) anlasilmaktadir. Vokal tikler ise iradedisi çikartilan gürültüler, sesler veya kelimelerdir (Örn. hafifçe öksürme, öksüryük veya ‘hm’).

Görülme sıklığı 10.000’de 4-5’tir.

İsveçli şarkıcı Basshunter ve İngiltere Premier Ligi‘nde Everton forması giyen ABD’li futbolcu Tim Howard da da tourette sendromu hastalığı vardır.

Üç tür çözüm olup , meraklıları Türkçe kaynaktan okuyabilir.

An Alternative Way of Understanding Color — Renkleri Anlamanın Alternatif Yolu


Yusuke Imai and Ayami Moteki tasarımını yaptığı renkleri anlamanın  farklı bir eğitim aracına İsimsiz Boya adı verdi.

Biliyorsunuz iş dışındaki yaşamımda çocuklarla ilgili makaleler , çocuklara yönelik aktiviteler , çocuklarla ilgili kendi özgün sorularımı soruyorum. Çocukluğumuzun verimli ve mutlu geçmesi , ileriye yönelik iyi bir geleceğin göstergesi. Çocuk eğitimi ve çocuğunuzu anlama bölümlerini farklı farklı makalelerle,haberlerle verelim. Şüphesiz en önemli konulardan biri çocuk eğitimi…

Haberimize dönersek ünlü boya markaları pazarda rekabet edebilmek adına müşteri memnuniyetini sağlamak için renklere kamaştırıcı isimler verirken , Imai ve Moteki arkadaşlar Japon sadeleğine uyarak yalın bir yol seçti.

Ailemin birkaç boyayı karıştırarak duvarı amatörce boyadığı zamanları düşünce bu haber zamanın ve teknolojinin ne kadar geliştiğini gözler önüne seriyor.

Haberin devamına geçmeden daha önce Forbes’in  Renkleri Anlamayla ilgili çok basit bir haberini okumuştum.

Kırmızıdan menekşeye , sarıdan yeşile ve maviden kırmızıya kadar 20 farklı renk görüyorsunuz.Üsten ve önden görünüşü görüyorsunuz

Kırmızıdan menekşeye , sarıdan yeşile ve maviden kırmızıya kadar 20 farklı renk görüyorsunuz.Üsten ve önden görünüşü görüyorsunuz

Japonların bulduğu bu tasarım 2012 Kokuyo Design Award ile  Japon tasarımcılara ödül kazandırmış.

Tasarımcılar bu yöntemle çocukların renkleri ve yeni renkler oluşturmanın yollarını çok  yaratıcı bir şekilde kavramayı öğrendiklerini düşünüyorlar.

nameless-paint-set-1-new

Fotoğrafta gördüğünüz gibi çok basit bir ana renk ve oran gösteren görselle ifade edilmiş.

İsim – Etiket karşılaştırmasına alışılan sistemin karşısına geçen “İsimsiz Boya”nın isim babaları Yusuke İma ve Ayami Moteki boyaların üzerindeki isim etiketlerinin bizi tembelliğe alıştırdığını düşünüyor.

Tüplerin üzerinde isim olmadığından  çocuklar renklerin anlamını doğallıkla öğreniyor. Tüplerin üzerinde basılan denklemler sayesinde çocuklar yeni renkleri nasıl yaratabileceklerini keşfediyor.

nameless-paint-set-3

Belki dikkatiniz çekmiştir. Renk oranlarını kullanrak açık/koyu renkleri de kullanabiliyorsunuz. Bir nevi renkleri öğrenirken , bir yandan da az-çok ölçütlerini de öğrenmiş oluyor.

Boya firmalarının bu tasarımı kullanması durumunda kendi alanlarında farklılık yaratacakları açıktır.

Ayrıca bir noktayı vurgulamadan geçmek istemiyorum. “İsimsiz Boya” yerine daha yaratıcı bir isim düşünülebilir miydi , gözden geçirmek gerekir.

Bu tür yeniliklerin yer aldığı haberleri okumak ve paylaşmanın mutluluğunu da ayrıca belirtmek istiyorum.