Stresi Azaltan Faktörler (Başta Kitap Okumak , Müzik Dinlemek , Çay/Kahve Arası …)


TZV ‘nın Telegraph internet sitesinden haberi Türkçe’ye çevirmiş. 

Oldukça güzel bir çalışma yapmış. Araştırma sonucu benim kriterlerime paralel. Bu kriterler üzerine koşmak,satranç oynmamak,yüzmek , fiziksel aktivite yapmak eklenebilir. 

Reading_hammock-538x218

Yapılan araştırmalara göre, okumanın rahatlamak için en iyi yol olduğu ve sadece 6 dakikada stresi azalttığı ifade ediliyor.

Ayrıca okumanın; sakinleşmek için bilinen öteki yöntemlerden örneğin yürüyüşe çıkmak, sakince oturmak veya bir fincan çay içmek gibi, daha hızlı ve iyi bir sonuca ulaştırdığı araştırmanın sunduğu iddialar arasında.

Psikologlara göre, insan beyni okurken elindekine odaklanmak zorunda kalıyor ve bu durum bireyi kasların ve kalp atışlarının yoğunluğundan uzaklaştırıyor.

Araştırma Sussex Üniversitesi Mindlab International Danışma Merkezi tarafından yürütüldü.

Yapılan çalışmada öncelikle, stres seviyeleri ve kalp atışları, rahatlama yöntemleri uygulamadan önce bir takım testler ve çalışmalar doğrultusunda yükseltildi. Nöropsikolog Dr. David Lewis’a göre en etkin yöntem %68’lik başarı ile okumak olarak saptandı. Denekler yalnızca sakince 6 dakikalık okuma yaptılar ve sürenin sonunda ilk durumlarından daha sakin kalp atışlarına sahip oldular.

 

kitap-okumak_99360

Araştırmaya göre müzik dinlemek %61, bir fincan çay/kahve arası %54 ve yürüyüşe çıkmak ise %42 oranlarına sahip.

Testi yürüten Dr. Lewis sakinleşmek için kitapta kendini kaybetmenin en iyi yol olduğunu vurguluyor.

“Gerçekten hangi kitabı okuduğunun bir önemi yok, sürükleyici bir kitap ile günlük endişelerden ve stresten uzaklaşabilir ve yazarın hayal gücünü keşfe çıkabilirsin.”

 

 

 

 

Yaratıcı İş Görüşmeleri Soruları


İş görüşmeleri tüm çalışanların kabusu gibidir. 

Özellikle yaratıcılık ve analitik çalışma gerektiren yerlerde iş görüşmeleri daha yaratıcı olabiliyor. 

İngilizce bilenler için bugün Wire dergisinde okuduğum haberde bu konuyu incelemişler. 

Bu sorulara ilginiz varsa , birçok arkadaşımın okumasını sağladığım ( geri dönüşlerin hemen hemen hepsi teşekkür oldu) kitap önerisini sizlere sunayım. 

Fuji Dağını Nasıl Taşırsınız ? William Poundstone’nın yazmış olduğu kitap , sizi oldukça düşündürecek. 

Türkçe ‘ye güzel bir şekilde çevrilmiş. Sade ve anlaşılır bir biçimde hızla okuyacaksınız.

 

 

 

 

 

 

Uzayda Plankton/Bakteri Yaşayabilir mi?


Gonca ‘nın (Bilken Üniversitesi Akademisyen arkadaşım) Cosmos ve benzeri bilimsel çalışmalar önerilerinden sonra daha çok uzay haberleri okumaya başladım.

Biliyorsunuz ki uzun süredir uzayda hayat olup olmadığı araştırılıyor. Uzaya küçük araçlar gönderip , uzay havasında canlıların olup olmadığı inceleniyor.  Özellikle de ülkeler arası  “ilk keşfeden” olmak için bir rekabet de var. Türkiye olarak keşke biz de bu yarışın içinde olabilsek. 

Ruslar , uzayda planktonların yaşadığını ileri sürdüler. Planktonların ne olduğunu hatırlatalım. 

 

Hyperia

Plankton, suda bulunan, hareket yeteneği akıntıya bağımlı olan canlılara verilen genel isimdir. Genellikle mikroskobik boyutta ve tek hücrelioldukları varsayılsa da, denizanaları veya kopmuş yosunlar da okyanusbilimciler tarafından plankton olarak tanımlanır. Bitkisel planktonlara fitoplankton, hayvansal olanlarına ise zooplankton adı verilir. Göllerde, denizlerde ve akarsularda, hatta belirli şartlar altinda buzullarda bulunabilirler.

Rusların öne sunduğu görüş üzerine NASA’dan bir onay gelmedi. Kabul edilen bir teoriye göre dünyanın bir dönem büyük çoğunluğunda (%90 üzeri) tek hücreli  mikroorganizmaların olduğu kabul ediliyor. Eğer uzayda hayat varsa bu görüşün de gerçekleşme ihtimali yüksek.Atmosferdeki bakterilerle ilgili şu yazıyı okuyabilirsiniz.

agar

Haberimize dönersek , NASA’nın onaylamasıyla birlikte bu planktonların yapısı incelenecek , dünyadan uzaya taşınıp taşınmadığı araştırılacak ya da dünya dışında canlıların olduğu kabul görecek. 

plankton-iss_full