Stresi Azaltan Faktörler (Başta Kitap Okumak , Müzik Dinlemek , Çay/Kahve Arası …)


TZV ‘nın Telegraph internet sitesinden haberi Türkçe’ye çevirmiş. 

Oldukça güzel bir çalışma yapmış. Araştırma sonucu benim kriterlerime paralel. Bu kriterler üzerine koşmak,satranç oynmamak,yüzmek , fiziksel aktivite yapmak eklenebilir. 

Reading_hammock-538x218

Yapılan araştırmalara göre, okumanın rahatlamak için en iyi yol olduğu ve sadece 6 dakikada stresi azalttığı ifade ediliyor.

Ayrıca okumanın; sakinleşmek için bilinen öteki yöntemlerden örneğin yürüyüşe çıkmak, sakince oturmak veya bir fincan çay içmek gibi, daha hızlı ve iyi bir sonuca ulaştırdığı araştırmanın sunduğu iddialar arasında.

Psikologlara göre, insan beyni okurken elindekine odaklanmak zorunda kalıyor ve bu durum bireyi kasların ve kalp atışlarının yoğunluğundan uzaklaştırıyor.

Araştırma Sussex Üniversitesi Mindlab International Danışma Merkezi tarafından yürütüldü.

Yapılan çalışmada öncelikle, stres seviyeleri ve kalp atışları, rahatlama yöntemleri uygulamadan önce bir takım testler ve çalışmalar doğrultusunda yükseltildi. Nöropsikolog Dr. David Lewis’a göre en etkin yöntem %68’lik başarı ile okumak olarak saptandı. Denekler yalnızca sakince 6 dakikalık okuma yaptılar ve sürenin sonunda ilk durumlarından daha sakin kalp atışlarına sahip oldular.

 

kitap-okumak_99360

Araştırmaya göre müzik dinlemek %61, bir fincan çay/kahve arası %54 ve yürüyüşe çıkmak ise %42 oranlarına sahip.

Testi yürüten Dr. Lewis sakinleşmek için kitapta kendini kaybetmenin en iyi yol olduğunu vurguluyor.

“Gerçekten hangi kitabı okuduğunun bir önemi yok, sürükleyici bir kitap ile günlük endişelerden ve stresten uzaklaşabilir ve yazarın hayal gücünü keşfe çıkabilirsin.”

 

 

 

 

Yaratıcı İş Görüşmeleri Soruları


İş görüşmeleri tüm çalışanların kabusu gibidir. 

Özellikle yaratıcılık ve analitik çalışma gerektiren yerlerde iş görüşmeleri daha yaratıcı olabiliyor. 

İngilizce bilenler için bugün Wire dergisinde okuduğum haberde bu konuyu incelemişler. 

Bu sorulara ilginiz varsa , birçok arkadaşımın okumasını sağladığım ( geri dönüşlerin hemen hemen hepsi teşekkür oldu) kitap önerisini sizlere sunayım. 

Fuji Dağını Nasıl Taşırsınız ? William Poundstone’nın yazmış olduğu kitap , sizi oldukça düşündürecek. 

Türkçe ‘ye güzel bir şekilde çevrilmiş. Sade ve anlaşılır bir biçimde hızla okuyacaksınız.

 

 

 

 

 

 

Uzayda Plankton/Bakteri Yaşayabilir mi?


Gonca ‘nın (Bilken Üniversitesi Akademisyen arkadaşım) Cosmos ve benzeri bilimsel çalışmalar önerilerinden sonra daha çok uzay haberleri okumaya başladım.

Biliyorsunuz ki uzun süredir uzayda hayat olup olmadığı araştırılıyor. Uzaya küçük araçlar gönderip , uzay havasında canlıların olup olmadığı inceleniyor.  Özellikle de ülkeler arası  “ilk keşfeden” olmak için bir rekabet de var. Türkiye olarak keşke biz de bu yarışın içinde olabilsek. 

Ruslar , uzayda planktonların yaşadığını ileri sürdüler. Planktonların ne olduğunu hatırlatalım. 

 

Hyperia

Plankton, suda bulunan, hareket yeteneği akıntıya bağımlı olan canlılara verilen genel isimdir. Genellikle mikroskobik boyutta ve tek hücrelioldukları varsayılsa da, denizanaları veya kopmuş yosunlar da okyanusbilimciler tarafından plankton olarak tanımlanır. Bitkisel planktonlara fitoplankton, hayvansal olanlarına ise zooplankton adı verilir. Göllerde, denizlerde ve akarsularda, hatta belirli şartlar altinda buzullarda bulunabilirler.

Rusların öne sunduğu görüş üzerine NASA’dan bir onay gelmedi. Kabul edilen bir teoriye göre dünyanın bir dönem büyük çoğunluğunda (%90 üzeri) tek hücreli  mikroorganizmaların olduğu kabul ediliyor. Eğer uzayda hayat varsa bu görüşün de gerçekleşme ihtimali yüksek.Atmosferdeki bakterilerle ilgili şu yazıyı okuyabilirsiniz.

agar

Haberimize dönersek , NASA’nın onaylamasıyla birlikte bu planktonların yapısı incelenecek , dünyadan uzaya taşınıp taşınmadığı araştırılacak ya da dünya dışında canlıların olduğu kabul görecek. 

plankton-iss_full

Dergi Arşivi _ İlk Sorular(2008)


Geçenlerde öğretmenler ve kitap için arşivdeki soruları araştırırken , 2008 yılında 2023 yılını hedef almış bir gençlik dergisinde sorulan ilk sorularımı buldum. 

Soruların tümünü çözenler için laptop hediyesi de belirlemiştik.(kazanan olmamıştı)

Çözmek isteyenler için paylaşayım. 

 

1

 

İlk soru klasik ısınma sorusu .

 

 

2

 

 

2.soru  ilk yılların da performansı ile birlikte güzel hazırlanmış bir dizi sorusu. 

3.Soru TZV benzeri bir soru çeşidi. 4.soru yine güzel tasarlanmış , birçok zeka soruları portalında ve dergisinde sorulmuş,beğenilmiş bir dizi sorusu.

 

 

 

3

5.soru o yılların haberlerine ilişkin sorulmuş,güncel bir soru.. 6.soru ise cevabına bakmak zorunda kaldığım zor dizi sorusu.

O yıllarda dizi soruları üretmek adına çok çaba sarfetmişim. 

 

Şimdi ödüllü de olmasa da cevapları gönderirseniz (oyunmerdiveni@gmail.com , sdteser@hotmail.com ) bilenlere PUF gönderilebilir .(Eti PUF bir dönem boyunca (hatta şimdi kitap hediye gönderiyoruz) kendi aramızda iller arasında bilenlere gönderilen bir ikram türüydü:))

 

 

Çocukların Çizimlerinden Ne Anlamalıyız?


 

Time ‘ın dergisinin haberini okuduğumda önemli bir yaş olması sebebiyle 4-5 yaşlarında çocukları olan yakın arkadaşlarım , zeka oyunları eğitmenliğinde okul öncesi zorlukları anlatan öğretmenler için paylaşmak istedim. 

 

 77859_web

Öncelikle bazı üniversitelerin sabırla ele aldıkları uzun dönem bilimsel araştırmalarını izlemeye çalışıyor , Türkiye’de de bu çalışmaların hızla artmasını görmek istiyorum.

Time’ın haberine göre uzun dönemli araştırma İngiltere’deki King’s College London ‘da yapıldı. 7752 ikize insan figürleri çizdirmişler. Her çizilen figürün detaylarıyla (kol,ayak,yüz,kulak,burun,saç …)  birlikte 0-12 arası puanladılar. (Elbise çizenlerine ekstra bir ğuan verildi) 10 yıl sonra 14 yaşına gelindiğinde tekrar teste tabii tutarak gelişmeleri gördüler.

4 yaşındayken yaptığı  çizimleri inceleyen uzmanlar küçükken insan figürlerini detaylı ve doğru olarak çizebilen çocukların 10 yıl sonra yapılan zeka testlerinde resim çizmeyi pek beceremeyen yaşıtlarından daha yüksek puanlar aldığını söyledi.

 

drawing_3009794b

Araştırmanın başında bulunan Rosalind Arden ;

Araştırma sonucu 4 yaşında  yapılan detaylı,yüksek puan alan  çizimlerin 14 yaşında yapılan testlerle doğrudan pozitif ilişki bulunduğunu ,  ancak resim yapmakta başarılı olmayan ebeveynler endişelenmemesi gerekliliğini söyledi.  Ayrıca ” Zekayı belirleyen bir çok çevresel ve genetik faktör var” dedi.
 
Ayrıca çizim yeteneklerinin birçok faktöre bağlı olduğunu , genlerimizin davranış modelleri üzerindeki etkisinin araştırılmasında yolun başında olduğumuzu da iletti. 
 
Klinkik Psikolog Ceyda Uskan’ın araştırmasına göre Çocuklarda Çizimlerin Gelişim Dönemleri ;
 
 
  • Karalama Dönemi: 2-4 yaşları arasında gözlemlenmektedir.
  • Şema Öncesi Dönem: 4- 7 yaşları arasında gözlemlenmektedir.
  • Şematik Dönem: 7-9 yaşları arasında (ilkokulun başlama dönemi) gözlemlenmektedir.
  • Gerçekçilik Dönemi: 9-12 yaşlarında gözlemlenmektedir.
  • Görünürde Doğalcılık Dönemi: 12-14 yaşlarında gözlemlenir.

Yapılan çalışmanın 4 yaş açısından bakıldığında Şema Öncesi dönem; 

Karalama döneminden şema öncesi döneme geçerken ilk göze çarpan çalışmalar, insan figürü olmaktadır. Bu girişimler başta çok basittir, 3 yaşlar civarında başlayan insan figürleri içinde ayrıntı bulundurmayan kocaman bir kafadan ibarettir. 3,5 yaşa doğru insan figürü ayrıntılanmaya başlar, başı sembolize eden dairenin altına bacakları sembolize eden çizgiler eklenmeye başlanır.

Şema öncesi dönemde 4 yaş çocukları artık çöp adam evresine geçmişlerdir. Bu dönemde insan figürü en sevdikleri resim çalışmasıdır denilebilir. Artık çocuklar tanımlanabilecek resimler çizme sürecine girerler. 5 yaş civarında evler, ağaçlar, insanlar daha belirginleşirken 6 yaşlarda artık resimlerin konusu, kompozisyonu, sayfa üzerinde düzeni oluşmaya başlar. Bu dönemde çocuk resimleri hayallerle doludur. Renkler çok fazla ve farklı şekillerde kullanılabilir. Vücut oranları, onlara önemli olan duruma göre gerçeğinden abartılı olarak büyük çizilebilir. Bu fantezi dünyalarında çocuklara kesinlikle kısıtlama getirilmemelidir. Eğer ağacının pembe, bulutlarının mor olmasını istiyorsa, bunu yapması kesinlikle engellenmemelidir. Bu çocukların yaratıcı gelişimleri için çok büyük önem taşır.

Bu dönemde genelde insan figürleri önden çizilir, profil çizmeye geçiş gerçekleşmemiştir. Yaş ile birlikte çocuk sürekli gördüğü objeleri resmetmeye heveslenir ve çizmeye başlar. Bunları genelde herhangi bir kompozisyona oturtmadan, sayfada gelişigüzel bir biçimde ebat farklılıklarıyla çizerler. Resimleriyle ilgili konuşmayı çok seven çocuklar, yaptıklarını uzun uzun anlatmaya heveslidirler.

5 yaşından itibaren artık çocuk, resme başlamadan önce neyin resmini yapacağını bilir. 6 yaş itibarıyla gerçekçi resimler oluşur. Figürler sayfada bir araya gelmeye başlar. Ayrıca bu dönemde resimlerde saydamlık da gözükebilir. Mesela bir apartman resmi yapan çocuk, kendi evinin içini, dışarıdan görülecek şekilde çizebilir veya arabanın içinde kapının arkasında vücutları da çizebilir. Ya da annesinin karnındaki kardeşini çizen çocuk bizlere saklı gerçekleri gösteriyor olabilir. Tüm bunlar dikkatlice değerlendirilmelidir.

Renk kullanımı 5 yaşına kadar sarı, kırmızı ve maviyle başlarken, yaş ilerledikçe daha parlak renkler kullanılmaya ve kullanılan renklerin sayısı artmaya başlar. Bu dönemde kullanılan renkle figür arasında bir bağlantı olma zorunluluğu yoktur. Çocuk kırmızı insan çizebildiği gibi, sarı rengini gökyüzü için de kullanabilir. Hangi renkleri seviyorsa, o an hangilerini kullanmak istiyorsa onu kullanır. Resimlerinde kırmızı rengi tercih eden çocukların daha iddiacı ve saldırgan oldukları, sıcak renkleri seçen çocukların genelde sevecen, sıcakkanlı kişiler oldukları, resimlerinde soğuk renkleri seçen çocukların ise iddiacı, çekingen ve zor kontrol edilebilir çocuklar olduğu düşünülmektedir. Gelişim açısından bakıldığında, çocukların resimlerindeki renk seçimleri soğuk renklerden sıcak renklere geçiş yapar.

 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

Işık Hızı – Işık Yılı


Bazı kavramların niteliksel verilerinin oturtulması nedeniyle ışık hızı,ışık yılı kavramlarını netleştireyim.Böylelikle bilinmeyen kavramların özellikle çocuklarınıza,öğrencilerinize ve çevrenize anlatılması kolaylaşmış olacak.

Dönem dönem ben de buradaki arşivden bilgilerimi tek bir yerde bulabiliyorum.

en_yakin_galaksi_163_bin_isik_yili_uzaklikta_h12996

Işık hızı, Işığın ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı olup 299.792.458 m/saniyedir (yaklaşık 1.079.252.850 km/saat)

Işık yılı, (sembol: IY, İng. light year (ly)), ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir. Astronomik birim’e kıyasla büyük bir uzunluk birimidir, bu sebeple genellikle yıldızlar arası mesafeleri ölçmekte kullanılır. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), yıl birimi olarak Jülyen yılı’nın kullanılmasını önermektedir.Buna göre bir Jülyen yılı 365,25 gün ya da 31.557.600 saniyedir.

 

  • Dünya ve Ay arasındaki en büyük uzaklık 1,5 ışık saniyesidir.
  • Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklık 8 ışık dakikasıdır.
  • Güneş sistemimizi kuşatan Oort bulutu yaklaşık 2 ışık yılı çapındadır.
  • Bize Güneş’ten sonra en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 4,2 ışık yılı uzaklıktadır.
  • Samanyolu galaksisinin çapı 100.000 ışık yılı kadardır.
  • Samanyolu’nun komşu galaksilerinden Andromeda, bize 2,3 milyon ışık yılı uzaklıktadır.

Ay-dünya arasındaki :

Dünya ile Ay arasında ortalama merkezden merkeze uzaklık 384.403 km (Biz ayın 1 saniye öncesi halini görüyoruz) , yani Dünya’nın çapının (12.742 km)  yaklaşık otuz katı kadardır.(Çocuklar için anlattığım yol ise 30 dünyayı yan yana koyup zıplayarak aya geçmek mümkün şeklinde :))  Ay’ın çapı 3.474 km’dir,bu da Dünya çapının dörtte birinden biraz fazladır. Dolayısıyla Ay’ın hacmi Dünya’nın hacminin %2’sidir.(Çocuklar için anlattığım yol ise 50 ayı  hacminin toplamı dünya ediyor:))

Güneş-dünya arasındaki :

Dünya ile güneş arası uzaklık 149.600.000 km , yani yaklaşık 8,31 ışık yılı .diğer bir deyişle yine biz güneşe her baktığımızda (ki çok fazla bakamıyoruz) 8 dakika önceki halini görüyoruz.

Bu tür bilgiler vermeye devam edeceğim.

Dünya’ya en uzak insan yapımı araç


Gökyüzüne bakıp , uzayı hiç düşündünüz mü ?

Biz sabahları kalkıp , yüzümüzü yıkarken NASA her dakika uzaydan haberler veriyor.

 Dünya’dan gönderilen en uzak insan yapımı aracın ne zaman fırlatıldığını ve ismini biliyor musunuz? 

Voyager 1 ,

5 Eylül 1977 ‘de dünyadan gönderildi. 37 yıldır yolculuk yapıyor.

voyager2_large

Diğer fotolarını burada bulabilirsiniz.

Videoları da mutlaka izleyiniz,NASA anlamamız için iyi işler çıkartmış. 

Jüpiter ve Satürn gezegenlerini gezip , fotoğraflarını çekti. 

Şimdi yaklaşık 20 milyar km uzakta bulunuyor. Burada ise güncel km verileri günlük veriliyor.

12 Eylül 2013 ‘te güneş sisteminden ayrılıp yıldızlar arasına girmeyi başarmıştır.

Voyage’ın görevleri neler :

Voyager 1’in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı. Onun şimdiki görevi ise Güneş fasılası , Güneş rüzgar partikül ölçümü ve intersteller medium’dur. İki Voyager roketi de üç radyo izotop termoelektrik jeneratörler ile güçlendirilmiştir. Şimdi, Dünya ile olan haberleşmeyi en az 2020 yılına kadar tutacak gücü oluşturması bekleniyor. 

Peki uzaylılara bir mesaj taşıyor mu ? 

Evet  görsel , ses , müzik , selam gibi çeşitli mesajlar var. Her birini tek tek incelemenizi öneririm.

Size ayrıca 5 saatlik kayıtı sunuyorum.

” Türkçe mesaj da var mı ? ” diye merak eden okurlara da müjdeli bir haberim var. 

Evet Türkçe selamlamaya da yer verilmiştir. 

Meteor Yağmurları _ 11-13 Ağustos 2014


Size ilginç bir etkinlik önereyim.Çocuklarınız astronomiye meraklı ise kesinlikle kaçırmamanızı öneririm.

Tatilde iseniz daha şanslısınız. 

Yarın gece( 12-13 Ağustos’u bağlayan gece) şehir ışıklarının olmadığı bir yerde ( köy,dağ,şehir dışı,kumsal , …) , uzanın,gökyüzüne bakın ve meteor yağmurlarını izleyin.(Saat olarak 00:00 sonrası daha uygun)

PERSEID-METEOr_2641524b

Perseids ya da Perseid gök taşı yağmuru, en bilinen gök taşı yağmurlarından biridir.

Merkalıları videoları ve açıklamaları ile birlikte  aşagıdaki linkleri inceleyebilir :

http://www.timeanddate.com/astronomy/meteor-shower/perseid.html

http://www.space.com/26775-perseid-meteor-shower-supermoon-sunday.html

http://www.space.com/26672-supermoon-vs-perseids-meteors-battle-in-august-video.html

 

Her yılda bir Temmuz sonu – Ağustos başı civarında gözlemlenebilir, ancak en yoğun olduğu zaman 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gecedir. Dünya’nın Güneş yörüngesinde dönerken swift-tuttle kuyrukyıldızının parçalarının içinden geçmesiyle oluşur,Perseus Takımyıldızı bölgesinde gözlemlenebilir.

Meteor yağmuru, meteorların dünya atmosferine girdiği zaman, uzayda bıraktıkları belirgin ışıklı izin, havanın yüzeyleriyle sürtüşmesinden doğan kızışmasıdır.

Bağımsız ,tek meteor zerrelerinin çok küçük olduğunu söylersek belki garip görünecektir. Gerçekte bu zerrelerden bazıları bir toplu iğne başı büyüklüğündedir. Buna karşılık, ağırlığı tonları bulan bazı meteorlar da vardır. Meteorların çoğu dünyanın atmosferinden geçerken ısının etkisiyle tamamen yok olur. Sadece büyük meteor parçaları dünyaya ulaşabilir.

Bilim insanları her gün ve gece binlerce meteorun düştüğüne inanmaktadırlar. Ancak dünya yüzünün büyük bir bölümü suyla kaplı olduğundan,dünyaya kadar ulaşabilen meteorların çoğu okyanuslara ve göllere düşerler.

Kalan 2014 gök olayları listesini de hatırlatayım :

12, 13 Ağustos
Perseids Meteor yağmuru. Saat başına 60 meteor görülebilecek. İzlemek için en iyi zaman gece yarısından sonra karanlık bölgelerdir.

18 Ağustos
Venüs ve Jüpiter yan yana gelecektir.

25 Ağustos
Yeni ay: Ay tam olarak Dünya ile Güneş arasına girecek ve Dünya’dan görülmeyecek. Bu zaman diliminde yıldız kümelerini ve galaksileri gözlemlemek yapılabilecek en güzel aktivitelerden biridir ne de olsa ayışığı gökyüzünü aydınlatmayacak.

9 Eylül
Bu tarihte dolunay dediğimiz tam ay denilen olay gerçekleşecektir.

23 Eylül
Gece gündüz eşitliği yaşanacak ve sonbaharın ilk günü yaşanacaktır.

7 Ekim
Uranus at Opposition. Uranüs dünya için görünmez konuma düşecek. Sadece çok güçlü teleskoplar ufak yeşil-mavi bir nokta görebilecek.

8,9 Ekim
Draconids Meteor yağmuru. Yanlızca çok güçlü teleskoplarla gözlemlenebilecektir. Saatte yaklaşık olarak 10 meteor görülecektir. Dünyanın herhangi bir yerinden görülebilir.

22,23 Ekim
Orionids Meteor yağmuru. Saat başına 20 meteor görülecek. İzlemek için en iyi zaman gece yarısından sonra olacak.

23 Ekim
Yeni ay: Ay tam olarak Dünya ile Güneş arasına girecek ve Dünya’dan görülmeyecek. Bu zaman diliminde yıldız kümelerini ve galaksileri gözlemlemek yapılabilecek en güzel aktivitelerden biridir ne de olsa ayışığı gökyüzünü aydınlatmayacak.

5,6 Kasım
Taurids Meteor yağmuru: Saatte 5-10 meteor görülecektir. Dünya üzerinde herhangi bir yerden görülebilir. En iyi görülebilecek zaman gece yarısından sonra karanlık bölgelerdir.

6 Kasım
Bu tarihte dolunay dediğimiz tam ay denilen olay gerçekleşecektir.

17,18 Kasım
Leonids Meteor yağmuru. Saat başına yüzlerce meteor görülecek. Her 33 yılda meydana gelen bir olay gerçekleşmiş olacak.

22 Kasım
Yeni ay: Ay tam olarak Dünya ile Güneş arasına girecek ve Dünya’dan görülmeyecek. Bu zaman diliminde yıldız kümelerini ve galaksileri gözlemlemek yapılabilecek en güzel aktivitelerden biridir ne de olsa ayışığı gökyüzünü aydınlatmayacak.

6 Aralık
Bu tarihte dolunay dediğimiz tam ay denilen olay gerçekleşecektir.

13,14 Aralık
Geminids Meteor yağmuru. Saat başına 120 rengarenk meteor görülecek. İzlemek için en uygun saat gece yarısından sonra.

21 Aralık
Kışın ilk günü yaşanacaktır. Aynı zamanda en uzun gece yaşanacaktır.

22 Aralık
Yeni ay: Ay tam olarak Dünya ile Güneş arasına girecek ve Dünya’dan görülmeyecek. Bu zaman diliminde yıldız kümelerini ve galaksileri gözlemlemek yapılabilecek en güzel aktivitelerden biridir ne de olsa ayışığı gökyüzünü aydınlatmayacak.

 

Yememeniz Gereken 9 Yiyecek


Aslında ne yenileceği ve yenilmemesi konusunda oldukça fazla bilgi kirliliği var.

Kaynağıyla beraber sizlere truththeory kaynağından bilgileri aktaracağım.

1) Beyaz Ekmek (White bread, refined flours)

(http://drlwilson.com/ARTICLES/BREAD.htm)

2) Dondurulmuş yiyecekler ( Conventional frozen meals)

(http://www.4us2be.com)

3) Beyaz Pirinç ( White rice )

(http://globalnaturopath.com)

4) Microdalgada yapılan mısır ( Microwaveable popcorn )

(http://www.naturalnews.com)

5) İşlenmiş Et ( Cured meat products with nitrates, nitrites. )

(http://www.naturalnews.com/028824_processed_meat_heart_disease.html)

6) Enerji Barları  ( Most conventional protein, energy bars )

7) Margarin ( Margarine )

(http://www.naturalnews.com/027865_saturated_fat_health.html)

8)  Soya sütü ve benzeri yiyecekler (Soy milk and soy-based meat substitutes )

(http://www.naturalnews.com/026303_soy_protein_hexane.html)

9) Diyet Ürünler (  “Diet” anything )

(http://www.naturalnews.com)

Aynı zamanda rd linkinde alınmaması gereken 28 yiyeceğe de göz atabilirsiniz.

 

Hem Bebeğe Bakmak Hem de Spor Yapmak Mümkün mü?


Günümüz dünyasında , koşuşturmasında spor yapmamak için binlerce neden sayarız.

* Vaktimiz olmuyor.

* Eve zaten yorgun geliyoruz.

* Çocuklara zaman ayırmaktan vaktimiz kalmıyor.

* Koşu yapacak parkımız yok.

Daha nice nedenler…

women-losing-weight-464x289

Yıllardır sporu bir yaşam biçimi olarak gören biri olarak bekar/ evli olan arkadaşlarımız da bu hayat biçimini benimsediler ve artık bu arkadaşlar bana telefon açıp koşu yapmak istiyorlar ya da bana yaptıklarını anlatıyorlar.

Koşunun,sporun yararı ile binlerce makale internet sitelerinden bulabileceğiniz gibi , bu blogda da bazı yazılarımı bulabilirsiniz.

Koşu,Spor,Beslenme ile ilgili istediğiniz sorular olursa da bana ileti yazabilirsiniz.

1b-8.15-Easy-10-minute-Exercises-For-Women.-Lose-Weight-In-A-Week-GymRa.com_

Spor yapmamanın bahanesi çocuk büyütmek ise çok fazla müdahale edemiyorsunuz. Fakat özellikle hamilelik döneminde oldukça kilo alan anneler hızla eski formuna dönmek istiyorlar.

Bu anneler için sizlere bir video hazırladım.Keyifle izleyiniz.

 

Öğretmen Olmak


 

Geçenlerde izlediğim birkaç videodan sonra konuyu nasıl anlatacağımı 1 gün boyunca düşündüm. 

Türkiye’deki öğretmenlik konusunu neresinden tutarsak tutalım , maalesef elimizde kalıyor.

Yorum yapmadan izlediğim ve önerdiğim videoları burada paylaşacağım. Eminim herkes kendi açısından konuyu arkadaşlarıyla eleştireceklerdir.

 

 

İzledikten sonra kendi öğrenim hayatınızı (özellikle üniversite eğitimini) gözden geçirmenizde fayda var.Bu hocamızın diğer serilerini de mutlaka izleyin. Örnek bir öğretmen modeli…

Bill Gates’in öğretmenlik hakkında 2 iyi videosu… 

 

 

Ve benim en beğendiğim videom :Sir Ken Robinson’un “okullar yaratıcılığı öldürüyor mu ? ” adlı müthiş videosu :