İtaat Et !


Edit : 2015 yılında oldukça populer olan Milgram deneyiyle ilgili bir film çekildi .

Filmin fragmanı :

 

Ayrıca 2001 yapımı Hapishane deneyi olarak geçen The Experiment  filmi de hatırlatmış olayım.

Bu yazımda beni oldukça rahatsız eden , çalışanların / yöneticilerin / bireysel insanların görev bilinci ve inisiyatif alma konusu olacaktır.

Alttaki fotoğraf amatörce çekilen fakat gerçekleri yüzümüze sertçe vuran bir mesaj veriyor. Size verilen görevi sonuna kadar sorgulamadan yapmak. Peki bu ne kadar doğru ?

10511145_688506604556196_8556208860688680936_n

Yedek subay olarak Gelibolu’da askerlik yaparken , emir komuta zincirinin önemini daha da iyi anlamıştım. Şimdi ise sizlere bir deneyden bahsedeceğim.

Deneysel psikoloji dalında derece yapan Cordelia Fine ‘ın “Başına Buyruk Beyin” kitabını zevkle okumuştum .(Kesinlikle alıp okuyunuz.Hatta okuduktan sonra yorumlarınızı da dinlemek isterim) Bu kitabında psikolojinin önemli dönüm noktalarından biri güçlü  sosyal durumların davranışlarımızı nasıl etkilediğini ortaya çıkaran  bir çalışma olan Milgram’ın itaat deneyinden bahsedilmektedir.

İtaat , otorite yetki örneklerini özellikle son yüzyılda uçak pilotundan savaştaki  generaline ,  kamu sektöründen özel sektörüne kadar  birçok alanda gördük , görüyoruz , göreceğiz.

“Başına Buyruk Beyin“ kitabında 1993 yılında yaşanan bir örnekle konumuza başlayıp, sonrasında popüler Milgram deneyini anlatalım.

Otorite olarak dipte olmak kuşkusuz insanları eskiden beri etkileyen bir durumdur. Kopilotun kaptanın yargılarına karşı gelmemesi ve direnmemesi beş uçak kazasından birinin nedenidir. Hiyerarşik çevrenin yarattığı psikolojik baskı öyle güçlüdür ki kopilotun otoritesini sorgulamaktansa kendini (mürettebat ve yolcularla birlikte) . 1 Aralık 1993’te Express 2 Havayolu Şirketi’nin Minnesota’ya giden 5719 sefer sayılı uçağı piste çok sert bir şekilde inince içindeki herkes ölmüştü. Ses kayıtları incelediğinde kopilotun aslında alçalmaya başlamak için fazla yüksekte olduklarının farkında olduğunu ispatlamaktadır. “Şey… inmeden önce bir süre bu konumda mı duracaksınız?” demesi kopilotun kaptanın hatasını hakkında uyarmak üzere yaptığı tek girişimdir.

Ünlü psikolog Milgram, kendisi kadar ünlü ‘Otoriteye İtaat Deney’inde insanların büyük çoğunluğunun, normal hayatta benimsemedikleri ya da onaylamadıkları davranışlarda bulunmaları yönünde verilen emirleri, otoriteyi sorgulamadan ve karşı çıkmadan uyguladığını göstermişti. Deneyde, katılımcıların yüzde 65’i tanımadıkları ve kendilerine hiçbir kötülüğü dokunmamış birine 450 voltluk elektroşok uygulamıştı. Milgram’ın deneyi yarım asır sonra yeniden yapıldı, ne yazık ki değişen pek bir şey yok.

MILGRAM DENEYİ NEDİR?
Milgram deneyi, insanların otorite sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde hazır olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adı olarak biliniyor.

Yale Üniversitesi’nde özel olarak hazırlanan bir bölümde gerçekleşen deneyde, katılımcılar gazete ilanı ile bulundular. Katılımcılarda herhangi bir özellik aranmadı, 20-50 yaş arasından sıradan insanlardı. Sadece ilk deneyde katılımcıların hepsi erkeklerden seçildi.

cc

Milgarm’ın ‘İtaat Deneyi’nin düzeneği

Katılımcılara deneyin “cezanın öğrenmedeki etkileri” üzerine olduğu söylendi ve deney tamamlandıktan ancak belli bir süre sonra asıl amaç açıklandı. Deney başlamadan önce, diğer bir katılımcının da var olduğu, aralarında kura ile bir “öğretmen” ve bir “öğrenci” seçileceği açıklandı. Seçim kura ile yapılacak, kura da “öğrenci” ve “öğretmen” yazan iki kâğıdın katılımcıların seçimi ile yapılacaktı. Ancak ikinci katılımcı, deney grubunun elemanıydı ve her iki kâğıtta da “öğretmen” yazıyordu. Dolayısıyla gerçek katılımcının öğretmen rolünde olması kaçınılmazdı. “Öğrenci” ile “öğretmen” birbirinin sesini duyabileceği ancak birbirini göremeyeceği farklı odalarda yer aldılar. Deneyin asıl amacında otoriter figürü temsil eden, özellikle sert ve disiplinli görünen deney gözlemcisi, deney boyunca katılımcının (öğretmenin) yanında kaldı. Deney başlamadan önce katılımcıya, öğrencinin çekeceği acıyı öngörebilmesi için 45 voltluk bir elektro şok uygulandı.

Deney boyunca, öğretmen öğrenciye öğrenmesi için sözcükler listesini bildiriyor ve bu sözcükleri öğrenip öğrenmediğini sorarak kontrol etti, her yanlış cevapta ceza olarak öğretmen, öğrenciye, bağlı olduğu makine ile her seferinde artan miktarda elektroşok uyguladı. Gerçekte ise şok uygulanmıyordu. İşbirlikçi denek gerçek denekten ayrıldığı zaman, geçtiği odada elektroşok makinesine bütünleştirilmiş bir ses kayıt cihazını çalıştırıyordu, bu cihaz da her şok seviyesine karşılık önceden kaydedilmiş bir çığlık sesini çalıyordu. Voltajın birkaç defa artırılmasından sonra (bu, genelde 150 volttu) aktör, kendisini yan odadaki katılımcıdan ayıran duvarı yumruklamaya başlıyordu.

Denek herhangi bir noktada deneyi durdurma isteğini ifade ettiği zaman kendisine sert gözlemci tarafından aşağıdaki sırayı takip eden sözlü uyarılarda bulunuldu:

1. Lütfen devam edin.
2. Deney için devam etmeniz gerekiyor.
3. Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
4. Başka seçeneğiniz yok, devam etmek “zorundasınız”.

Denek bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyor, tersi durumda ise deney ancak denek en yüksek şok olan 450 voltu 3 kere art arda uyguladıktan sonra durduruluyordu.

Milgram’ın ilk deney dizisinde katılımcıların % 65’inin (40 katılımcıdan 26’sının) deneydeki en yüksek gerilim olan 450 voltu, her ne kadar epey huzursuzluk hissetmiş olsalar da, uyguladıkları görüldü. Hepsi deneyin bir noktasında durup deneyi sorguladı, hatta bazıları kendilerine ödenen parayı geri vereceklerini söylediler. Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi. Daha sonra bu deney, farklı etkenlerin araştırılması için, çeşitli değişikliklerle yenilendi.

vv

‘İtaat Deneyi’de kullanılan elektroşok düzeneği

Milgram deney sonuçlarını şöyle değerlendirdi;

“Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yok etme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.”

Milgram’ın ünlü ‘İtaat Deneyi’ni, yaklaşık 50 yıl sonra Santa Clara Üniversitesi’nden bilim adamı Jerry Burger küçük değişikliklerle tekrarladı. Bu değişikliklerden biri, öğrenci ’ye verilen maksimum voltun orijinal deneydeki gibi 450 değil, 150 volt olarak belirlenmesiydi. Burger bu değişikliği şöyle açıklıyor: “Deneyde, öğrencinin bağırmaya ya da ağlamaya başladığı düzey olan 150 voltta elektroşok uygulayan deneklerin yüzde 79’u, 450 volta kadar çıktı. Dolayısıyla kırılma noktası olan 150 voltta deneyi sonlandırmakta bir sorun görmedim.”

SÜRPRİZ VE HAYALKIRIKLIĞI
Burger tekrar deneyinin sonuçlarını, “sürpriz ve hayalkırıklığı” olarak nitelendiriyor. “Tekrar deneyimine katılanların yüzde 63’ü, tanımadıkları bir kişiye, deneydeki son nokta olan 150 volt elektroşok uygulayabiliyor.” “Deney sırasında katılımcılarda olağandışı ya da yanlış bir şey yoktu” diyen Burger, 1960’larda otoriteye daha fazla itaat ettiğini düşündüğümüz kuşakla günümüz insanlarının bir biçimde benzer karakteristikler taşıdığının görüldüğünü açıkladı.

Burger, sonuçları sürpriz olarak karşılasa da, değerlendirmelerinde ihtiyatlı: “Her ne kadar soykırım gibi karmaşık toplumsal davranışları laboratuvar koşullarında elde edilen bilgilerle açıklamak zor olsa da bu tür çalışmalar insanların beklenmedik davranışlarını anlamada önemlidir.”

Kaynak :

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/469972.asp?cp1=1#storyContinues

http://nileud.blogspot.com/2011/12/milgram-deneyi.html

http://hasan.trakya.edu.tr/index.php/ansiklopedi/35-insan-oglu/55-endoktrinasyon-milgram-deneyi.html

http://bestofbilim.blogspot.com/2011/02/milgram-deneyi.html

Milgram, Stanley (1963). “Behavioral Study of Obedience“. Journal of Abnormal and Social Psychology 67: 371–378

http://www.etiksempozyumu.sakarya.edu.tr/etik/4.1/1Namik%20Kemal%20Ozt%FCrk.pdf

Reklamlar

Çözümünüzü veya yorumunuzu paylaşınız.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s