Resfebe _ 2013 _ Aralık


 

Bugüne kadar blogumuzu tıklayan , sorularımızı çözmeye çalışan belirli bir kitle oldu. Cevap veren , cevaplarını ileti ile gönderen birçok meraklı bulmacasever… Kendi sorularını üreten ve bana gönderen genç öğretmen , mühendis arkadaşları da unutmamak lazım.

Özellikle anne ve babalar  makale / öğretici yazıları çok beğendiler.

Bilime meraklı gençler , oyun dergisi okuyucular da aynı şekilde.

Sonuç olarak 2013  yılında blogu takip edenlerin geri bildirimleri hep yararlı oldu. 2014 yılında da sizlerle soru hazırlamaya devam edeceğiz.

2013 yılını 2 güzel resfebe ile kapatacağım.

 

Yeni Soru :

A_36_U

Yeni soru :

 

xxx

 

Çok sevilen resfebe sorularından biri :

 

resfebe_şiir1

Çok tıklanan resfebe sorularından biri :

resfebe_özdemirasaf_2

 

 

Arkadaşımızın kızının isminin gizli olduğu resfebe Barış Manço sorusu :

 

resfebe_şarkısözü_1

Takdir edilen resfebe sorularından biri :

resfebe_istanbul

 

Yeni yılınızı kutlar , 2014 yılının başarı ve sağlık getirmesini dilerim.

Örnek Eğitim Sistemleri (Finlandiya,Almanya,Fransa,Japonya) ve İstatistikler


Eğitim sistemini çok tartıştık , veriler verdik. İsmet Berkan’ın daha önceki yazılarından Finlandiya Eğitim sistemini okumuş , not almıştım.

Geçenlerde grubumda Belçika’dan Ayşe Finlandiya’da  eğitim sistemini anlatan videoyuyu koyunca bloguma koymak istedim.

Fransa , Amerika , Almanya’daki eğitim sistemi de ele alınmış.

Japonya’da eğitim sistemi ise ;

Finlandiya’ya tekrar dönelim. Önemli yerleri özetlemeye çalışacağım .

Dünyanın en iyisi kabul edilen ve uzun yıllardır da bu tahtını koruyan Finlandiya’nın eğitim sistemi  aşağı yukarı 40 yıl önce gerçekleştirilen bir reformun sonunda doğmuş.
Sistem, çocukların neredeyse doğdukları andan itibaren ‘öğrendikleri’ varsayımı üzerine kurulu. O yüzden her doğumdan sonra ailelere bir kitap veriliyor.Evet yanlış duymadınız , kitap veriliyor.

koulu 2

Ülkede 8 aylıktan itibaren bütün çocuklar için ‘Günlük bakım merkezleri’ var. Bunlar bizim anladığımız ‘kreş’ler değil; çalışan anne-babaların çocuklarını bırakıp gidecekleri. Buralarda oyunlar oynuyor bebekler, çocuklar. Ve sistemin felsefesinde ‘eğitmek’ yok; çocuklar daha bebeklikten itibaren ‘öğrenmeyi öğreniyor’lar. Okul öncesi eğitim zorunlu değil ama okullaşma oranı yüzde 100.
Okul çağı orada beş yaşında değil, yedi yaşında başlıyor. 9 yıllık zorunlu eğitimden geçiyor bütün çocuklar. Bu dokuz yılın ilk altı yılında hiçbir sınav yapılmıyor; çocuklar hiçbir biçimde akademik anlamda ölçülmüyor.
0825-Sweden-Gender-Neutral-Tots_full_600

Özel okul yok gibi bir şey, var olanların da fiyatları sıkı denetim altında. Eğitim ücretsiz. Okulların öğrencileri başarılarına göre kabul etmesi yasak. Herkes evine en yakın okula gidiyor. (Evde eğitime izin var ama çok ender görülen bir şey.) Çocuklar daha ‘akıllı’ veya değil, aynı sınıfta okuyorlar, özel çocuklara özel muamele yok.

Bütün öğretmenler üniversiteden ‘master’ derecesine sahip. Öğretmenlik, ülkede doktorluk ve avukatlıkla eş prestije sahip bir meslek ve öğretmen olmak çok zor. 15 yıllık bir lise öğretmeni, kendisiyle aynı eğitime sahip ama öğretmen olmayanlara göre yüzde 102 daha fazla para kazanıyor. Öğretmenlere maaşları dışında hiçbir ek ödeme yapılmıyor.Türkiye ile karşılaştırılınca insanın içi sızlıyor adeta.

9 yıllık ilköğretimin ardından Finli çocuklar 3 yıllık zorunlu olmayan liseye gidiyor. İsteyen akademik eğitimi, isteyen mesleki eğitimi seçebiliyor. Ülkedeki liselerde okullaşma oranı yüzde 93. (Bizde şu an yüzde 70 ama 12 yıllık eğitimin devreye girmesiyle yakında yüzde 90’ın üzerine çıkacak.)

Lisenin ardından üniversite var, yine ücretsiz olan. İki çeşit üniversitesi var Finlandiya’nın:

1. Bilim yapılan üniversiteler

2. Uygulamalı bilimler.

anfi-oulu-universitesi

Ülkede üniversite mezunu oranı dünyanın en yükseklerinden, Avrupa’nın da birincisi.
Ülkede eğitimin standardını merkezi hükümete bağlı bakanlık belirliyor ama okulların yönetimi, işletmesi ve öğretmen seçimi yerel yönetimler tarafından yapılıyor.
Sınıfların 20 kişiyi geçmemesine özen gösteriliyor. Öğretmen, genel ilkelere uymak şartıyla dersi nasıl öğreteceği, hatta hangi ders kitabını seçeceği konusunda bile geniş bir otonomiye sahip.
Bütün ülkede liseyi bitiren en başarısız öğrenci ile en başarılı öğrenci arasındaki fark, sınav notu olarak yüzde 15’in altında. (Bizdeki fark yüzde 100’e yakın.)

Son olarak da ;

Finlandiya’nın öğrenci başına eğitim harcaması,  Amerika’dan yüzde 30 daha az!

Diğer bütçelere bu linkten ulaşabilirsiniz.

Yeni bir kaynak daha buldum, siz de beğeneceksiniz.

Biri Egzersiz Mi Dedİ !


Egzersizin tam  zamanı

Kış geldi çattı , kilo alma korkusu etrafınızı sardı.  Son yıllarda obezite , kalp sağlığı problemleri nedeniyle sağlıklı beslenme ve nasıl egzersiz yapılması ile  öneriler,haberler ön plana çıkmaktadır.

Bu yazımızda egzersiz başlangıcında kendimize sorduğumuz iki basit soru ve bu sorularla ilgili araştırmalara yer vereceğiz.

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üstüne çıkması aşırı kilolu olarak nitelendirilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır.

Görsel

Sağlıklı beslenip , günlük yürüyüş yapanlar yine de kendilerine   şu soruyu kendine sorarlar?

Koşmak mı yürümek mi iyidir? Hangisi daha çok kilo verdirir ?

Bu soruya herhangi bir uzman veya profesyonel sporcu olarak değil , bilimsel yazıları takip edip , düzenli spor yapan bir  sporsever  olarak cevap vereceğim. Bugüne kadar 10’un üstünde yarı maraton , 1 kez maraton koşan bir olarak birçok koşu bilimine gönül vermiş biri olarak koşucu arkadaşlarımdan bilgiler edindim, internetten kaynaklarından koşu bilimini detaylı inceledim. Yürümek de dahil olmak üzere her yapılan sporun bilinçli yapılması görüşündeyim.

Öncelikle yürümeyi veya koşmayı kilo verilmesi amacıyla değil , zinde kalınması ve sağlıklı bir spor bilinci içinde sağlıklı beslenme ile beraber yönetilmesi hedeflenmelidir.(Detaylı bilgi isteyenler için http://well.blogs.nytimes.com)

Yürüyüş , koşu yapmak isteyenler için başlangıç seçilebilecek bir adım  olup belirli kilo üzerindekiler için uygun seçim olacaktır..

California Üniversitesi (UCLA) tarafından yapılan yeni bir araştırma, ileri yaştaki yetişkinler arasında spor yapanların beyninin daha genç ve sağlıklı kaldığını gösterdi.

Araştırmanın başındaki akademisyen Cyrus Raji, yaşlanma sürecinde fiziksel aktivitenin beynin gri maddesini nasıl etkilediği üzerinde durduklarını belirtti. Beyin korteksi de denen gri madde, kullandığımız bilgilerin çoğunun işlendiği yer olarak biliniyor. Nöronlar ve sinir liflerinden oluşan gri maddenin azalması halinde bunama ve Alzheimer gibi hastalıklar ortaya çıkıyor. UCLA’da, üç boyutlu fotoğrafları ve Emar’ları çekilen 69-95 yaş arası 876 kişi arasında yapılan bu son araştırma, en fazla kalori yakan deneklerin diğerlerine göre gri madde oranlarının yüzde 5 daha fazla olduğunu gösterdi. Mayo Clinic’ten Dave Knopman isimli bir uzmana göreyse bu sonuçlar, “beyni daha büyük olanlar fiziksel açıdan daha aktif oluyor” şeklinde tersten de yorumlanabilir.

Appalachian Eyalet Üniversitesi’nde yeni yapılan bir araştırma, iyi bir gece uykusu için sabah sporunun faydalı olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, haftada üç kez otuzar dakika koşu bandında yürüyen 40-60 yaş arasındaki kişilerin uyku eğilimlerini takip ettiler. Çalışmaya katılan kişiler yaptıkları yürüyüşün saatine göre üç farklı gruba ayrıldı: Sabah 7, öğlen 1 ve akşam 7. Toplanan veriler ışığında yapılan çalışma sonucuna göre, sabah 7’de yürüyüşlerini yapan grubun diğer gruplara oranla gece uykularının daha uzun olduğu ve daha derin uyku döngülerine sahip oldukları görüldü. Yani sabah egzersiz yapanlar beden için onarıcı olan derin uykuda diğer gruplara oranla geceleri % 75 daha fazla zaman geçirdiler.

Buna ilaveten sabah egzersiz yapanların tansiyonunda gün içi % 10 geceleri ise % 25 düşme tespit edildi. Unutmamak gerekir ki sabah egzersiziyle birlikte değişiklik gösteren uyku düzeni zihinsel ve fiziksel olarak da bedenimizi etkilemektedir.

Daha iyi uyku bedeniniz için daha iyidir. Kalp sağlınızı iyileştirir, stres ve heyecanı azaltır, kilonuzu kontrol etmenizi sağlar ve tansiyonunuzun dengelenmesine yardımcı olur. Tabi ki daha derin uykuda geçirilen uzun zaman vücudun kendisini onarması için ona daha fazla şans vermek demektir. Eğer egzersiz yapmanın doğru zamanını bulur ve iyi bir uyku alırsak insanların prehipertansiyon durumundan hipertansiyon hastası durumuna geçmesini de engelleyebiliriz.

Görsel

Sabah egzersizi bu denli faydalar sağlamasına rağmen öğleden sonra yapılan egzersizlerin de kendine has fiziksel ve psikolojik faydaları olduğu da bir gerçektir. Küçük bir çalışma öğleden sonra yapılan bir egzersizin fiziksel performansı arttırdığını göstermiştir. Araştırmacılar, sabah 6 ve akşam 6’da spor yapan iki grup bisiklet binicisi üzerinde çalışma yaptılar. Sonuç olarak, akşam bisiklete binenlerin daha fazla güç ürettiğini tespit ettiler. Araştırmacıların teorisine göre, gün içerisinde uyku mahmurluğu ve benzeri durumların sebep olduğu halsizliğin ortadan kalkmış olması nedeniyle, bisiklete binmek, yüzmek, koşmak gibi daha karmaşık egzersizler kolaylıkla yapılabiliyor.

Bilimsel çalışma :

http://kefad.ahievran.edu.tr/archieve/pdfler/Cilt5Sayi2/JKEF_5_2_2004_109_114.pdf

Rekorları kırmanın bilimsel nedenleri :

http://www.acikbilim.com/2012/08/guncel/usain-boltla-9-48lik-rekor-hayal-degil.html

Türkiye’deki Avrasya Maratonu ve istatistiklerini http://sdteser.wordpress.com/2013/11/24/35-avrasya-maratonu-istatistikleri/ blogunda bulabilirsiniz.