Sahte Gülüşleri Nasıl Anlarsınız?


http://www.bbc.co.uk/science/humanbody/mind/surveys/smiles/ (1)

Yazıyı okumadan önce yukarıdaki linkte güzel bir test var. Bakalım dediğiniz kadar  mısınız? Gerçekten insan sarrafı mısınız?

Şimdi ise aşağıdaki 2 videoyuyu izlemenizi tavsiye ederim. Sahte gülüşler ve beden değişiklikleri ile ilgili güzel bilgiler var.

Amy Cuddy: Vücut dilin benliğini şekillendiriyor.

 Ron Gutman : (Gülmenin gizli gücü) The hidden power of smiling

Üniversite hocalarından Paul Niedenthal ve arkadaşları, Davranış ve Beyin Bilimleri dergisinin son sayısında, gülümsemelerin içten duyguların basit bir ifadesi olmadığını iddia ediyor. Gülümsemeler gerçekte, iki zihin arasındaki kaynaşmanın en görünür kısmı. Illinois Evanston’daki Northwestern Üniversitesi’nden sosyal psikolog Adam Galinsky, “Bu, etkileyici ve çok yönlü bir inceleme” diyor.

Araştırmacılar, gülümsemeye yol açan ruh hallerini anlamaya çalıştı. Onların mutluluğa işaret ettiğini düşünürüz, oysa araştırmacılar insanların “zigomatik kaslar”ını (üst dudağı kaldırarak gülmeyi sağlayan yüz kasları) ne kadar büzerlerse, kendilerini o kadar mutlu hissettiklerini görüyor. Ancak bu şaşmaz bir yasa değil. Örneğin aynı kaslar, insanlar üzüldüğünde veya tiksindiğinde de büzülüyor. Primatologlar gülümsemeleri birkaç sınıfa ayırabildi. Niedenthal’e göre, insan gülüşü de aynı yolla sınıflandırılmalı.

Şempanzeler bazen, birlikte oynayan yavrularda görüldüğü gibi zevkten dolayı gülümser. Ayrıca bir sosyal bağı güçlendirmek istediklerinde de bunu yaparlar. Niedenthal, insanlardaki bazı gülüşlerin de aynı gruba girdiğini düşünüyor. Dahası, bunlar belli ifadelerle birbirlerinden ayrılıyor. Örneğin, utangaç bir gülüşte çene genellikle aşağı iner, selamlaşırken güldüğümüzde ise kaşlar çoğu kez kaldırılır. Şempanzeler kimi zaman zevkten veya sosyal bağ kurma niyetinden değil, güçlerini göstermek için gülümsüyor.

Niedenthal, insanların da genelde başkalarını küçümsemek için çenelerini kaldırıp gülerek, güçlerini gösterdiklerini iddia ediyor. Niedenthal, “Karşımızdakine hükmeden bir gülüşle ‘Sen budalasın, ben senden iyiyim’ demek isteriz” diyor. Gülüşlerin niteliğini de onları taklit ederek anladığımızı belirtiyor. Gülen birisinin göz göze geldiği kişi, farkında olmadan bu gülüşü taklit eder. Niedenthal ve meslektaşları bu taklidin, taklitçinin beyninde gülen kişidekine benzer kısımları etkinleştirdiğine dikkat çekiyor. Örneğin mutlu bir gülüş, beyindeki ödül devrelerini etkin hale getirir. Mutlu bir gülüşe bakmak da bu devreleri hareketlendiriyor. Gülüşleri taklit etmek, sahte gülüşleri tanımamızı sağlar. Sahte gülüşü taklit edenler, sahici gülüşteki beyin etkinliğini yaşamaz.

Yüz ifadelerini araştıran diğer uzmanlar, Niedenthal’in yeni modelini beğeniyor. Ancak bazıları da, modelin kimi kısımlarına ince ayar gerektiğini düşünüyor. Galinsky, baskın bir gülüşü izleyen insanların kendilerini güçlü hissedip etmeyeceğini sorguluyor. Niedenthal ve ekibi, göz temasının gülüş açısından önemini de inceledi. Araştırmacılar, öğrencilere 17’nci yüzyıl ressamı Frans Hals’ın “Gülen Atlı” tablosu gibi bir dizi portreye bakmasını söyledi. Bazı tablolardaki özneler, izleyicinin uzağına bakıyordu. Kimi deneylerde, tablodaki öznenin gözleri çubukla kapatılmıştı. Niedenthal ve ekibi tahmin ettikleri üzere, insanların gözleri kapatılmamış öznelere baktıklarında, gözleri kapatılanlardakine kıyasla daha büyük duygusal etki hissettiklerini buldu.

Niedenthal’e göre psikologlar, sanatçıların asırlar önce bulduğu gülüşlerin sırrını yeni yeni çözüyor. Psikologlar günün birinde, Mona Lisa’nın gülüşünün neden böyle etkili olduğunu bulabilir. Niedenthal, “Bana kalırsa bu gülüşün başarısı, onunla göz teması kurabilmemizle ilişkili. Böylece Mona Lisa’nın gülüşünün anlamındaki belirsizlik, iki kat güçlü iletiliyor. Çünkü bu gülüşün beyninizdeki taklidi de yine gizemli ve karmaşık” diyor.(2)

Neden Gülüyoruz?

Sevdiğimiz birini gördüğünde gülümseriz, bebekler annesini babasını görünce gülümser, sevdiğimiz biri güzel söz söyleyince güleriz, karşımızdakine dostluk mesajı vermek için güleriz vs vs. “Gülümseme mutluluk ve neşe duygularının sonucu oluşan yüz ifadesinin önemli bir parçasıdır” [7]. Peki o zaman sadece mutlu olduğumuz için yalnızken de gülümser miyiz yoksa başkalarına mutlu olduğumuzu bildirmek için mi güleriz? İşte bu soru 1979 senesinde iki araştırmacının ilginç bir sosyal deney yapmasına yol açmış. İki araştırmacı, Robert Kraut ve Robert Johnston, gülümsemenin aynı hayvanlar dünyasında olduğu gibi karşıdakine “dostane” mesaj vermek için kullanılıp kullanılmadığını merak etmiş. Eğer evrimsel bakış açısı doğruysa gülümseme, aynı şempanzelerde olduğu gibi, sosyal ortamlarda daha çok gözlemlenmeli. Bu durumda gülümsemenin amacı dostluk kurmak veya karşımızdakine “mutluyum” mesajı vermek olacaktır.

Kraut ve johnston deney gruplarını üç farklı şekilde oluşturmuş: Bowling oynayanlar, hokey maçı seyredenler ve yayalar. İlk grupta bowling oynayanlar farklı gözlemciler tarafından aynı anda gözlemlenir. Oyuncu labutlara doğru bakarken (yani kimse ile yüz yüze değilken ve oyuncu takım arkadaşlarına doğru döndüğünde. Gözlemciler aynı zamanda oyuncuların yaptıkları atışları ve başarılarını da ölçerler. Son olarak çeşitli yüz ifadelerini gruplarlar (gülme, kahkaha atma, somurtma, hayal kırıklığı, nötr vb.) Böylece bir oyuncu bowling topunu yuvarladıktan sonra ve henüz arkadaşlarına dönmemişken ve daha sonra arkadaşlarına döndüğündeki yüz ifadeleri tek tek kayıt altına alır. Araştırmacılar ilk etapta 353 oyuncunun 1793 atışını incelerler, ikinci etapta ise 166 atış incelenir. Biraz daha farklı metodlar ama aynı mantık ile hokey taraftarları ve yayalar da incelenir. Hokey taraftarları takımlarının maç içerisindeki çeşitli durumlarına (gol atılması, yenmesi, penaltı alınması vb) tepkileri uzaktan fotoğraflanır. Yayalar ise hava durumu ve sosyal etkileşime girmelerine göre gözlemlenir ve sonuçlar birbirine korele edilir.

Sonuç olarak yazarlar her üç deneyde de gülümsemenin ,gülümseyen kişinin ruh halinden bağımsız olarak, daha çok sosyal etkileşim sonucu olduğu sonucuna varırlar.(3)

Kaynaklar :

1) http://www.bbc.co.uk/science/humanbody/mind/surveys/smiles/

2) http://www.sabah.com.tr/NewYorkTimes/2011/02/07/gulusun_arkasindaki_gizem

3) http://www.acikbilim.com/2012/03/incelemeler/pan-am-da-olsa-gulumse-bana.html

Reklamlar

2 comments on “Sahte Gülüşleri Nasıl Anlarsınız?

  1. Geri bildirim: Sahte Gülüşleri Nasıl Anlarsınız? | Sedat Eser

Çözümünüzü veya yorumunuzu paylaşınız.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s